Duygusallık yani diğer bir
deyişle romantizm, çoğu zaman "sevgi" duygusu adı altında kendini
gösterir. Örneğin romantik milliyetçiler, kendi milletlerini
çok sevdiklerini söyleyerek başka milletlere karşı husumet besler
ve hatta saldırgan tavırlarda bulunurlar. Bir genç kıza aşık
olan, onu hayatının yegane odak noktası haline getiren, "sana
aşığım" diye şiirler yazan, hatta intihara yeltenecek kadar ileri
giderek genç kızı adeta "ilahlaştıran" bir genç erkeğin çıkış
noktası yine "sevgi" kavramıdır.
İnsanların çoğunluğu ise, "sevgi" adı
konan her duygunun her zaman için doğru, temiz, hatta kutsal
olduğunu zanneder ve az önce saydığımıza benzer romantizm örneklerini
makul görür.
CAHİLİYE TOPLUMUNUN YAŞAMA AMACI VE İDEALLERİ
Dünya hayatı, Kuran
ahlakından uzak insanları aldatır ve ahiret hayatını göz ardı etmelerine
neden olur. Allah'ın bir nimet ve bir deneme olarak yarattığı tüm
imkanlar söz konusu insanları kandırır. Onlar da yükümlü oldukları
sorumluluklarını unutarak bu hayata dalıp giderler.
Dünya hayatı bir
imtihan ortamıdır. Allah, dünya hayatını insanlara özellikle çekici
gelecek şekilde yaratmış ve pek çok nimetle süslemiştir. İnsanların
kimisi bu güzelliklerin sahibinin Allah olduğunu bilir ve bu geçici
nimetleri kullanırken Allah'a sürekli şükreder. Bu kişilerin asıl
amaçları dünya hayatında Allah'ın hoşnutluğunu kazanacakları işler
yaparak ahirette sonsuz ve güzel bir yaşam sahibi olmaktır. Kimi
insanlar da dünya hayatının bu sahte süslerine aldanarak yaşar ve
tüm bunların Allah'tan olduğunu unutarak ahiret hayatını göz ardı
ederler.
"Türk Birliği'ne inanıyorum,
onu görüyorum." Mustafa Kemal Atatürk
TÜRK'ÜN
YÜKSEK SECİYESİ
Türk
Milleti sadece kendisi için değil, hâkimiyeti altındaki tüm milletler
için de Türk'e yakışır şekilde hareket etmiştir. Osmanlı Milleti'nin
bugün üç kıt'aya yayılmış, üzerinde 35 milletin kurulduğu büyük
bir coğrafyayı ve değişik milletleri barış içerisinde, 600 yılı
aşan bir süre bir arada tutmasının özünde Türk'ün yüksek seciyesi
yatar.
GÖKLERDEKİ
KUSURSUZ DÜZEN
Modern bilim, evrenin
bir başlangıcının olduğunu bilimsel olarak ortaya koymuştur. Bu,
evreni üstün kudret sahibi bir Yaratıcının yokken var etmiş olması
demektir.
Evreni, Big Bang (Büyük Patlama) adı verilen bir patlama ile birlikte
Allah yaratmıştır. Bu gerçek Kuran ayetleri ile 1400 yıl öncesinden
haber verilmiştir. Evrenin ortaya çıkışı ile birlikte evrendeki
fiziksel dengeler de olağanüstü bir hassasiyetle belirlenmiştir.
Big Bang'in patlama hızı, yıldızların içinde gerçekleşen reaksiyonlar,
atomun yapısı, kısacası evrendeki tüm fiziksel dengeler, insan yaşamını
olanaklı kılacak bir işleyişe sahiptir. Dünyanın atmosfer yapısı,
Güneş Sistemi'ndeki konumu, suyun varlığı, bitkilerin ve diğer canlıların
varlığı, kısacası herşey tam olması gerektiği gibidir. Evrende,
Allah'ın yarattığı mükemmel ve kusursuz bir düzen vardır. Allah
evrendeki muazzam düzenin, kusursuz dengenin ve benzersiz tasarımın
tek sahibidir.