|
Tarihte
Türk adının geçtiği ilk Türkçe metin:
ORHUN KİTABELERİ
Toplulukları ''Millet''
yapan unsur, sahip oldukları ortak tarihtir. Ortak tarih eğer yazılı
ise millet olmak ve tarihe damga vurmak daha büyük bir önem ve anlam
kazanır. Genellikle Çin kaynaklarına başvurularak yazılmak istenen
Türk tarihi, 1837 yılında Orhun Kitabeleri'nin bulunmasıyla tarih
içindeki hak ettiği yerini almıştır.
Göktürkler bilindiği gibi milattan önceki asırlarda Hunlar tarafından
kurulup çeşitli boylar tarafından idare edilen Asya'daki büyük bir
imparatorluktur. Göktürk İmparatorluğu kağanlar tarafından idare
ediliyordu. Bumin Kağan, Göktürk hakimiyeti kurduğu sene öldü ve
üç oğlu sırasıyla kağanlık yaptılar. Göktürk İmparatorluğu'nun doğu
kısmı 630 yılında Çin entrikaları ve devlet otoritesinin yıpranması
gibi nedenler yüzünden Çin hakimiyetine geçti. Ancak İlteriş Kağan
680 yılında bu hakimiyete son verdi. İlteriş Kağan'ın Bilge Kağan
adındaki oğlu, babasının ardından devletin otoritesini daha da güçlendirdi.
Tarihe "Türk milletinin isminin geçtiği ilk Türkçe metin"
olarak geçen Orhun Kitabeleri, İlteriş Kağan'ın oğlu Bilge Kağan
döneminde insanlığa kazandırılmıştır.
Türk Adının Geçtiği İlk Türkçe Metin
Bilge Kağan, kardeşi
Kül Tigin ve bilge vezir Tonyukuk'un, günümüzde Moğolistan sınırları
içinde kalmış bir bölgede, Balbal denen taşlara yazdırdıkları kitabeler,
Türk tarihine ışık tutan önemli vesikalardır. Bir hakanın, halkına
hesap vermesi, halkın devlete, millete vazifelerinin hatırlatılması,
düşmanın entrikalarına nasıl karşılık verileceği ve Türk'ün yüksek
ahlak ve seciyesinin anlatıldığı bu kitabelerin bulunması, tarihçiler
açısından 19. yüzyılın en önemli olayları arasında gösterilmektedir.
Abidelerin birincisi olan Kültigin Abidesi'ni 732'de Bilge Kağan
yaptırmıştır. İkinci abide olan Bilge Kağan abidesini, Bilge Kağan'ın
ölümünden 1 yıl sonra oğlu yaptırmıştır. Üçüncü abide Tonyukuk abidesi
ise, Bilge Kağan'ın kayınpederi Tonyukuk tarafından 720 yılında
yaptırılmıştır. Orhun civarında, Orhun alfabesi ile yazılı başka
kitabeler de bulunmuştur.
Türk Tarihinde Önemli Bir Dönem
Orhun Kitabeleri'nin
bulunuşunun Türk tarihinde çok önemli bir yeri vardır. Orhun harfleri
ile yazılı kitabelerden Cuveyni Tarih-i Cihanküşa adlı kitapta bahsedilmektedir.
Ayrıca Çin kaynaklarında da bu kitabelerden bahsedilmektedir.
Orhun Kitabeleri 1899 yılında Rus araştırmacı Yadrintsev tarafından
bulunmuştur. Daha sonra Kültigin ve Bilge Kağan Kitabeleri olduğu
anlaşılan bu kitabeler 1890 ve 1891 yılında Finlandiyalı ve Rus
bilim heyetleri tarafından da incelenmiştir. Yazıtları deşifre eden
Danimarkalı tarihçi Vilhelm Thomsen, kitabeleri katalog halinde
dünyaya tanıtmıştır. ABD ve Japonya'dan gelen tarihçilerin yaptıkları
araştırmada, aynı bölgede 6 yeni kitabe daha bulunmuştur. ABD'de
çalışmalar yürüten genç bilim adamı Talat Tekin, Orhun Türkçesinin
gramerinden yola çıkarak kitabelerin deşifresini son haline getirmiştir.
Kül
Tigin Abidesi
 |
 |
Bilge Kağan tarafından
kardeşi Kül Tigin adına yaptırılmıştır. Kağan olmasında önemli rol
oynayan Kül Tigin'e duyduğu minnet duygularının ifadesi olarak,
Bilge Kağan tarafından yaptırılan Kül Tigin Abidesi, Orhun Kitabeleri
arasından en dikkat çekici olanıdır.
Oyuk bir kaide içine oturtulmuş olan Kül Tigin Abidesi, kazılardan
çıkarıldığında devrilmiş durumdaydı. Rüzgara maruz kalan kısımları
zamanla silinen Kül Tigin abideleri, saf olmayan mermerden yontularak
yapılmıştır. Doğu cephesinin üstü kağan işareti ile, Batı cephesi
ise büyük bir Çince kitabe ile kaplıdır. Diğer üç cephesi ise Türkçe
kitabelerle doludur.
Abidenin civarında türbe enkazı, pek çok heykel parçaları ve abideye
çıkan iki tarafı heykeller ve taşlarla dizili 4,5 km'lik bir yol
bulunmaktadır. Bu heykeller arasında Kül Tigin'in başı, karısının
gövdesi ve yüzünün bir kısmı bulunmuştur. Abidenin ve türbenin inşasında
Türk ve Çin sanatkarlar birlikte çalışmışlardır. Yazıları Bilge
Kağan'ın yeğeni Yollug Tigin yazmıştır.
Bilge Kağan Abidesi
Kül Tigin Abidesinin
1 km uzağındadır. Çince kitabenin altından Türkçe kitabe devam etmektedir.
Ancak Çince kitabe tamamen silinmiştir. Bilge Kağan'ın ölümünden
1 yıl sonra oğlu tarafından yaptırılmıştır. Kitabede Bilge Kağan
ve yeğeni Yollug Tigin'in sözleri yer almaktadır. Bilge Kağan Kitabesi
hem devrilmiş, hem de parçalanmıştır. O yüzden tahribat ve silinti
Bilge Kağan Kitabesinde çok fazladır. Bu abidenin etrafında yine
türbe enkazı, heykeller ve balballar bulunmaktadır.
Tonyukuk Abidesi
Diğer iki abidenin
biraz daha doğusunda bulunmaktadır. Devrilmemiş dört cepheli iki
taş halindedir. İkinci taşta aşınma daha fazladır. Yazılar yukarıdan
aşağı doğru yazılmıştır. Bu abideyi, İlteriş Kağan'ın isyanına katılan
ve o günden Bilge Kağan devrine kadar devlet idaresinin baş yardımcısı
olarak kalan, büyük devlet adamı Tonyukuk, yaşlılık döneminde bizzat
diktirmiştir. Yazılı metin Tonyukuk tarafından hazırlanmıştır. (www.turkdunyasi.org)
Kitabeler Korunmalı
Kitabelerde son yıllarda
yapılan araştırmalarda büyük bir yıpranma olduğu gözlemlenmiştir.
Nitekim kitabeler bulundukları yerde hiçbir muhafaza tedbiri olmadan,
açık havada bırakıldıkları takdirde, yıpranmaya devam edecektir.
Mevsimler ve gece ile gündüz arasındaki şiddetli ısı farklılıkları,
kum ve kar fırtınaları, ayrıca insanlar ile hayvanların tahribatı
abidelerin ömrünü oldukça azaltmıştır. Arkeologlar ise Orhun Kitabeleri'nin
bir an önce kapalı bir alana alınması gerektiği görüşünde birleşmektedir.
Ancak bölgeye gelen turistleri göz önünde bulunduran Moğolistan
yetkilileri Orhun Kitabeleri'nin kapalı alana alınması fikrine sıcak
bakmamaktadırlar. Türkiye'nin girişimleri sonucunda son yıllarda
Orhun Kitabeleri'ni koruma altına alan Moğolistan yetkilileri, insanlık
tarihinin en muhteşem kalıntılarının çevre düzenlemesini yapmaya
başlamıştır.
Orhun Kitabeleri Restore Ediliyor
Moğolistan Cumhurbaşkanı
Natsagin Bagabandi, 1998 yılının Mart ayındaki Türkiye ziyareti
sırasında, Orhun Kitabeleri'nin restorasyonu için hazırlanan anlaşmaya
imza atmıştı. Devlet Bakanı Abdulhaluk Çay, geçtiğimiz Temmuz ayında
Moğolistan'a giderek "Moğolistan'daki Türk Anıtları Projesi"ni
yerinde inceledi. Restorasyon projesi kapsamında geçen yıl Moğolistan'a
37 bilim adamı gönderildiğini anımsatan Abdulhaluk Çay, Orhun Abideleri'ne
ilişkin taşların koruma altına alındığını bildirdi. Bakan Çay şunları
kaydetti:
"Daha evvel bu
taşlar üzerinde Japonlar çalışmış ve tahribatlar oluşturmuştu. Ekibimiz
tarafından, Japonların yaptığı bu tahribatlarının izalesine çalışıldı
ve büyük ölçüde de bu taşlar tedavi edildi. Daha uzun süre o coğrafyada
varlığını devam ettirecek hale getirildi."
Bakan Çay, proje kapsamında
yer alan Bilge Kağan, Kül Tigin ve Tonyukuk abidelerinden oluşan
Göktürk Abideleri'nde yürütülen projenin, Türkiye'nin yurt dışında
gerçekleştirmiş olduğu en büyük arkeolojik çalışma olduğunu bildirdi.
Çay, "Proje tamamlandığında Türk tarihinin yeniden yazılacağını
söyleyebilirim" dedi.
 |
"Orhun
Abideleri" diye tanınan sütun kitabeler, Türk yazısının
en eski örnekleridir. |
MOĞOLİSTAN'DA
BİLGE KAĞAN'IN HAZİNESİ BULUNDU!
Orhun Kitabeleri'nden
sonra, Türk tarihini birinci elden aydınlatacak en önemli tarihi
miras Moğolistan'da gün yüzüne çıkarıldı. "Bilge Kağan'ın hazinesi"
adı verilen, 4.000 parça altın ve gümüş eşya, Bilge Kağan külliyesinde
yapılan kazılarda ortaya çıkarıldı. Göktürk hükümdarı Bilge Kağan'a
ait olan, 1890'dan bu yana Moğolistan'da yapılan sayısız kazı ile
aranan hazineyi Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı'nın
(TİKA) görevlendirdiği Türk arkeologlar buldu. ABD'den Japonya'ya
Rusya'dan Kanada'ya hatta Danimarka'ya kadar pek çok arkeolog 110
yıldır bu hazinenin peşindeydi.
TİKA'dan sorumlu
Devlet Bakanı Prof. Dr. Abdulhaluk Mehmet Çay, Moğolistan'da yürütülen
"Türk Anıtları Projesi" kapsamında çıkarılan ve Bilge
Kağan'a ait olduğu anlaşılan kıymetli eserlerden oluşan toplu hazineyi
tanıttı. Bakan Çay, Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı'nda
(TİKA) düzenlediği basın toplantısında,"'Bilge Kağan Hazinesi"ne
ilişkin bilgi verdi. Projenin 1995'te 9. Cumhurbaşkanı Süleyman
Demirel'in Moğolistan'a yaptığı resmi ziyaretin ardından hayata
geçirildiğini hatırlatan Bakan Çay, son 2 yılda çalışmaların hız
kazandığını ifade etti.
 |
TİKA'dan
sorumlu Devlet Bakanı Prof. Dr. Abdulhaluk Mehmet Çay, geçtiğimiz
günlerde Moğolistan'da yürütülen 'Türk Anıtları Projesi' kapsamında
çıkarılan ve Bilge Kağan'a ait olduğu anlaşılan kıymetli eserlerden
oluşan toplu hazineyi tanıttı. |
Devlet Bakanı Prof.
Dr. Abdulhaluk Mehmet Çay, projede 35 Türk ve 11 Moğol bilim adamından
oluşan 46 kişilik bilim heyetinin görev aldığını vurgulayarak, çalışmalar
hakkında şu bilgileri verdi: "Bölgenin coğrafi koşulları sebebiyle,
özellikle kış ayının erken gelmesi ve uzun sürmesi, kazıların genellikle
Temmuz ve Ağustos ayına sirayet etmesine sebebiyet verdi. O bakımdan,
kazılarımızı mecburen bu 2 ay içerisinde yapmak zorundaydık. Bilge
Kağan ve Kül Tigin Anıtı'nın bulunduğu bölgede 9 tane daha anonim
mezar vardır. Bu anonim mezarların ancak birisinde kazı yapabildik.
Tonyukuk'un mezarının bulunduğu bölgede ise 1 tane anonim mezar
vardır. Baklava dilimi şeklindeki mezar taşlarının olduğu bu bölgede,
inşaallah gelecek sene de kazıya devam edilecektir. Bilge Kağan
ve Kül Tigin anıtlarındaki kazılarda önceliği Bilge Kağan'a verdik.
Bu, gelecek sene bitecektir ve Kül Tigin'e başlanacaktır. Bilge
Kağan'ın parçalanmış olan üç parçalı kitabesi kazı ekibimiz tarafından
birleştirilmiştir. 735 tarihinde dikilen bu anıtı bu sene itibarıyla
tekrar diktik ve açılışını yaptık"dedi.
Ağustos 2001'de başlayan kazılarda ortaya çıkarılan 2 bin 800 parça
civarında gümüş ve altın eşyanın bir sandık içinde bulunduğunu kaydeden
Bakan Çay, "Bölgeden en son ulaşan bilgi, bunların tamamının
4 bin parça olduğu şeklindedir, çalışmalarımız halen devam ediyor"
dedi.
|