|
En
Büyük Milli Heyecan
"Türkiye
Cumhuriyeti'nin temeli Türk kahramanlığı ve Türk kültürüdür."
K.ATATÜRK
Türkiye
Cumhuriyeti, 78. yılını coşkuyla ve güvenle kutluyor. Bu kutlamayı
yapmaya da hakkı var, çünkü bu 78 yıllık "kısa zaman"
içinde gerçekten de "büyük işler" başardı.Ancak Türkiye
Cumhuriyeti'nin kökü, elbette 78 yılın çok daha gerisine kadar gidiyor.
Bu kök, Türk Milleti'nin büyük tarihsel birikimi, Orta Asya'da başlayıp
oradan Anadolu'ya uzanan bu görkemli tarihin en önemli ve etkisini
hala sürdüren kısmı ise hiç kuşkusuz Osmanlı İmparatorluğu dönemidir
Türkiye Cumhuriyeti,
her ne kadar çok genç bir devlet olsa da, Osmanlı İmparatorluğu'nun
ve ondan önceki diğer Türk devletlerinin doğal mirasçısı durumunda.
Ve bu gerçek, Türkiye'nin önüne yepyeni bir ufuk açıyor. Eğer Türkiye
21. yüzyıla damgasını vuracaksa, bunda köklü bir mirasa sahip olmasının
büyük rolü olacak.
Cumhuriyeti Yaşamanın Gururu
Cumhuriyetle yönetilen
ülkelerde devlet, milletin güvenlik, huzur ve refahını sağlama amacını
güder. Devletin yönetimi milletin menfaatlerini gözetir. Türkiye
Cumhuriyeti Devleti, işte bu sıfatlara haiz bir demokratik devlettir.
Devletimizin temel nitelikleri ise anayasamızda açıkça belirlenmiştir.
Bu değiştirilemez nitelikler, Türkiye Cumhuriyeti'nin laik ve sosyal
bir hukuk devleti olduğunu hükme bağlar. Bunlar son derece önemli
niteliklerdir ve Türkiye Cumhuriyeti 'nin, Türk Milleti'nin menfaatlerini
en iyi şekilde gözetecek bir yapıya sahip olduğunun göstergesidir.
Cumhuriyetimizin Değişmez Üniter Yapısı
ve Atatürk Cumhuriyetçiliği
Türkiye Cumhuriyeti,
üniter bir devlettir; yani kendi bünyesinde farklı kanunların geçerli
olduğu farklı yönetim bölgeleri, "Federatif" yapılar yoktur.
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin yetkisi tüm Türkiye topraklarını
kapsar ve her Türk vatandaşı bu topraklar üzerinde eşit muamele
görür. Söz konusu üniter devlet yapısı, Türkiye'nin bölünmez bütünlüğünün
ve iç huzurunun en büyük teminatıdır.
Türkiye Cumhuriyeti'nin
temelinde, Anayasamız'da yer alan milliyetçilik ilkesi vardır. Cumhuriyetimiz'i
kuran Büyük Önder Atatürk'ün tanımladığı ve bu nedenle de "Atatürk
milliyetçiliği" olarak anılan bu milliyetçilik anlayışının
en önemli özelliği, kültür temeline dayanmasıdır. Etnik kökeni,
dini, dili her ne olursa olsun, kendisini "Türk" olarak
tanımlayan herkes Türkiye Cumhuriyeti'nin vatandaşı sayılır. Türk
kültürünü paylaşan, kendisini Türk Milleti'nin bir ferdi addeden
herkes, kökeni ne olursa olsun, Türk'tür ve Türkiye vatandaşıdır.
Bu nedenle Cumhuriyetçilik, temelde, birlik ve beraberlik ortamının
tam manasıyla sağlanmasını amaçlayan kilit bir Atatürkçülük ilkesidir.
Atatürk cumhuriyetçiliği, Türk Milleti'ne mensup olmakla övünmeyi,
Türk Milleti'ne inanmayı ve güvenmeyi esas alır.
Atatürk'ün ünlü "Ne
Mutlu Türk'üm Diyene" sözüyle özetlediği bu milliyetçilik tanımı,
son derece akılcı ve isabetlidir.
Şanlı Ordumuz
Şanlı
Türk Ordusu bugüne kadar, hiçbir karşılık beklemeksizin memleketimizin
ve milletimizin hayrını, güvenliğini ve bütünlüğünü gözetmiş; tüm
kurumlarıyla cumhuriyetimizin, laikliğin, hukukun ve demokrasinin
savunucusu olmuştur. Her türlü siyasi tartışma ve çekişmenin üstünde
yer alan mukaddes bir kurum olan Türk Ordusu, Türk Milleti'nin sahip
olduğu toprakları işgalcilerin elinden kurtarmış ve 78 yıllık Cumhuriyet
tarihi boyunca da bu toprakları her türlü iç ve dış düşmana karşı
kahramanca müdafa etmiştir. Büyük Önder Atatürk'ün "Ordumuz;
Türk topraklarının ve Türkiye idealini tahakkuk ettirmek için sarfetmekte
olduğumuz sistemli çalışmaların yenilmesi imkansız teminatıdır"
ifadesiyle de dikkat çektiği gibi, Ordumuz varlığımızın en önemli
güvencesidir.
Şanlı Türk Ordusu
bugüne kadar, hiçbir karşılık beklemeksizin memleketimizin ve milletimizin
hayrını, güvenliğini ve bütünlüğünü gözetmiş; tüm kurumlarıyla cumhuriyetimizin,
laikliğin, hukukun ve demokrasinin savunucusu olmuştur.
Atatürk'ün Mirası 'Cumhuriyet'
www.turkdunyasi.org
Anadolu topraklarını düşman işgalinden kurtaran Büyük Önder Atatürk,
dört yıllık Milli Mücadele'yi tamamladığında, Türk Milleti için
yeni bir yol çizmesi gerektiğini düşünüyordu. Nitekim yaşamının
geri kalan kısmını, en az Milli Mücadele kadar önemli olan bu yeni
yolu oluşturmaya ayırdı. Bu yeni yolun en önemli vasfı ise, Cumhuriyet
düzeninin tesisi oldu.
Atatürk'ün miras
bıraktığı dünya görüşüne, siyaset anlayışına, devlet geleneğine
ve kültüre baktığımızda, Büyük Önder'in bize; sınırları Türkiye'yi
de aşan bir Türk milliyetçiliğini, liberal bir ekonomi anlayışını,
onurlu ancak uzlaşmacı ve dengeli bir dış politika yöntemini, dine
son derece saygılı bir laiklik düşüncesini bıraktığını görürüz.
O, hem bir Osmanlı paşası, hem de Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu
olarak Osmanlı geleneğini modernleştirerek 20. yüzyıla aktaran büyük
bir dehadır. Bize düşen ise, aynı geleneği yine modernleşme sürecini
koruyarak 21. yüzyıla taşımak olacaktır.
Türk'ün Zafer Bayramı
Türk'ün
Üstün Medeniyeti
"Türkler bir
ırk ve millet olmak haysiyetiyle yeryüzünün en şerefli insanlarıdır.
Karakterleri pek asil ve yücedir... Asaletleri alınlarında ve amellerinde
yazılıdır... Onların yurdu efendiler diyarıdır, kahramanlar, şehitler
ülkesidir." Fransız Şair Lamartine
Siyaset tarihi ile biraz olsun ilgili olan herkesin çok iyi bildiği
bir gerçek vardır: Tarihinden kopan ve kimliğini yitiren milletler,
asla güçlü ve kalıcı bir devlet kuramazlar. Geçmişini iyi bilen,
yapılan hatalardan ders alıp başarılı uygulamaları kendisine örnek
edinen, kısaca tarihine sahip çıkan milletler dünya tarihinde her
zaman etkin rol oynamışlardır. Tarihini kabul etmeyen, tarihinden
kaçan milletlerin ise geleceği olamaz.
Türk Milleti'nin
dünya tarihinin her döneminde lider milletler arasında yer alması
da, milletimizin bu bilince sahip olması ile ilgilidir. Nitekim
Türkiye'nin sahip olduğu miras, coğrafi olarak Adriyatik'den Çin
Seddi'ne kadar dünyanın en önemli ve en stratejik alanını içermekle
birlikte, Türk Milleti, izlerinin silinmesi asla mümkün olmayan
bir medeniyetin de mirasçısıdır. Türkler hakim oldukları topraklarda
kurdukları üstün medeniyetler sayesinde, her dönemde ve her koşulda
geçerli olan birleştirici bir kültür mirası oluşturmuşlardır. (Bkz.
Harun Yahya, Türk'ün
Dünya Nizamı)
Türkler tarih boyunca
devlet yönetimindeki başarıları ile anılmışlar, çağdaşları olan
diğer toplumlarla kıyaslandıklarında onlara göre oldukça ileri medeniyetlerin
kurucusu olmuşlardır. Büyük bir uygarlığa sahip olan Türk Milleti,
Uzak Doğu'dan Balkanlar'a, hatta Orta Avrupa'ya kadar yayılmışlardı.
Türkler, Çin, Hindistan, İran, Roma ve Bizans ülkelerinin sınırlarını
aşan bu alanlarda pek çok önemli siyasi oluşumun içinde yer aldıkları
gibi, kültürel olarak da tüm dünya devletlerine örnek olacak bir
miras bırakmışlardır. İşte 21. yüzyılda Türk Milleti'ni tekrar lider
milletler sınıfına sokacak olan miras da bu güçlü ve etkin medeniyet
mirası olacaktır.
|