|
Türk'ün
Zafer Bayramı
Büyük Türk Milleti, 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı coşkuyla kutluyor.
Vatanın düşman işgalinden kurtarılmasının ve milletimizin bağımsızlığını
ilan etmesinin üzerinden tam 78 yıl geçti. Bu süre zarfında, Büyük
Önder Atatürk'ün gösterdiği hedeflere yönelen, ilke ve düşünceler
etrafında kenetlenen Türk insanı, Atası'nın 10. Yıl Nutku'nda da
söylediği gibi "az zamanda çok büyük işler başardı." Bir
yandan, ülkemizi sosyal ve ekonomik yönden kalkındırmak için çabalarken,
diğer yandan da milletimizi layık olduğu muasır medeniyetler seviyesine
çıkarmaya gayret etti.
Her yılın 30 Ağustos günü geriye dönüp baktığımızda, bu tablo hepimizin
biraz daha göğsünü kabartıyor. Büyük Türk Milleti 21. yüzyılda,
güçlü ve lider bir ülke olma yolunda süratle ve emin adımlarla ilerliyor.
Bugün, Türkiye siyasi
ve jeopolitik konumu itibarıyla son derece kritik bir noktada bulunuyor.
Ve bu konum her an değişen politik rüzgarları da beraberinde getiriyor.
Son dönemde açık örneklerini gördüğümüz gibi, AB ile ilişkilerimiz,
İslam ülkeleri ve Türk Cumhuriyetleri ile yakınlığımız, Balkan ülkeleriyle
diyaloğumuz, ABD ve Rusya ile bağlantılarımız her an değişip gelişebiliyor.
Nitekim, bugün içinde bulunduğumuz şartlar ve Türkiye'nin uluslararası
platformdaki konumu ile bundan 1-2 ay önceki siyasi ortam arasında
büyük farklılıklar var. Türkiye'nin stratejik önemi her an daha
da artıyor.
Ancak
bütün bu değişim rüzgarlarına rağmen değişmeyen birşey var ki, o
da birtakım dış odakların içte ve dışta Türkiye'nin hızını kesmeye
çalıştıkları gerçeğidir. Yıllardır dış kaynaklı birçok odak, ortak
hedef olarak Türkiye'deki istikrar ortamını bozmayı amaçlamış, uluslararası
platformda Türkiye aleyhtarı politikalar izlemiş, fiilen terörü
destekleyerek körüklemiş, milletimizi kamplara bölmeye hatta bizzat
Türkiye'ye rejim ihraç etmeye çalışmıştır.
Fakat Türk Milleti'ni
temsil eden öyle bir güç vardır ki, bugüne kadar vatanımızın bütünlüğüne
ve milletimizin birliğine kasteden her odağı caydırmış ve tüm azametiyle
geri püskürterek amacına ulaşmasını engellemiştir. Bu güç, devletimizin
ve ulusal egemenliğimizin güvencesi olan Türk Silahlı Kuvvetleri'dir.
Türkiye Cumhuriyeti, dört bir yanını sarmaya çalışan tüm bu ateş
çemberine karşı kahraman ordusuna dayanarak ayakta durmaktadır.
Herşeyden önce tarih
bunun kanıtıdır. Şanlı Türk Ordusu bugüne kadar, hiçbir karşılık
beklemeksizin memleketimizin ve milletimizin hayrını, güvenliğini
ve bütünlüğünü gözetmiş; tüm kurumlarıyla cumhuriyetimizin, laikliğin,
hukukun ve demokrasinin savunucusu olmuştur. Her türlü siyasi tartışma
ve çekişmenin üstünde yer alan mukaddes bir kurum olan Türk Ordusu,
Türk Milleti'nin sahip olduğu toprakları işgalcilerin elinden kurtarmış
ve 77 yılı aşkın Cumhuriyet tarihi boyunca da bu toprakları her
türlü iç ve dış düşmana karşı kahramanca müdafaa etmiştir.
Büyük Önder Atatürk'ün,
"Ordumuz; Türk topraklarının ve Türkiye idealini tahakkuk ettirmek
için sarfetmekte olduğumuz sistemli çalışmaların yenilmesi imkansız
teminatıdır" ifadesiyle de dikkat çektiği gibi, Ordumuz varlığımızın
en önemli güvencesidir.
Büyük Kumandan Mustafa Kemal Atatürk
Türkiye'deki askeri
eğitim kalitesi, yapılan bütün dünya sıralamalarında, hem askerlik
teknik bilgisi, hem de askeri şahsiyet açısından ilk sıralarda yer
alıyor. Türk Silahlı Kuvvetleri bugün dünya çapında nitelikli, yüksek
kültür sahibi, üstün vasıflı bireyler yetiştiriyor. Uzun ve titiz
bir eğitim neticesinde, hem Türkiye meselelerini çok iyi bilen,
hem de dünya genel stratejisini tanıyan, hem askeri, siyasi, ekonomik
uluslararası güç dengelerini analiz edebilen, hem de felsefeden
sosyolojiye her alanda bilgi sahibi kişiler ortaya çıkarıyor.
Bugün Türk Silahlı
Kuvvetleri'nin her mensubu, en iyi örneğini Atatürk'ün şahsında
bulduğu üzere, hem iyi bir kumandan, hem iyi bir devlet adamı, hem
iyi bir yönetici olma arzusu ve azmiyle çalışıyor.
"Ordumuz; Türk topraklarının ve Türkiye idealini tahakkuk
ettirmek için sarfetmekte olduğumuz sistemli çalışmaların yenilmesi
imkansız teminatıdır"
"Ordumuz, Türk birliğinin, Türk kudret ve kabiliyetinin, Türk
vatanseverliğinin çelikleşmiş bir ifadesidir"
ATATÜRK
Türk Ordusunun Şanlı Tarihi
Türk
Silahlı Kuvvetleri, dünyanın en çok savaşmış ordularından biri olarak
bütün kuşaklara kuvvet kaynağı olacak zengin derslerle dolu bir
tarihe ve şanlı kahramanlık örneklerine sahiptir.
Şanlı tarihi kahramanlık
destanlarıyla dolu olan Türk Silahlı Kuvvetleri, geçmişte olduğu
gibi bugün de Türklüğün varlığının en büyük teminatıdır.
Gerek dış düşmanlara, gerek iç düşmanlara karşı Cumhuriyeti toprakları
ve kurumları ile birlikte savunan, muhafaza eden en büyük güç kahraman
Türk askeridir. Dört tarafı düşmanlarla çevrili olan, bazı Batılı
güç odaklarının hala vazgeçmedikleri Sevr'i yeniden gerçekleştirme
planları tarafından tehdit edilen ve terörü maşa olarak kullanan
mihrakların daimi saldırısına muhatap olan Türkiye Cumhuriyeti,
tüm bu "ateş çemberi"ne karşı ancak ve ancak ordusuna
dayanarak ayakta durmaktadır. Dahası ordumuz, gücüyle, tecrübesiyle,
dinamizmiyle pusuda bekleyen daha pek çok düşmanı da bize karşı
aktif bir saldırıya girişmekten caydırmaktadır.
Türk
ordusunun ilk olarak kılıçlarla, gürzlerle, kalkanlarla başlattığı
süreç, bugün jetlerle, tanklarla, teknolojinin son ürünü teçhizatlarla
devam etmektedir. Değişen tek şey zaman ve eldeki imkanlar olmuş;
yoksa Müslüman Türk askerinin milletine bakış açısı ve üslubu hep
aynı kalmıştır.
Ordumuz, çökmüş bir
imparatorluğun içindeki milli toprakları korumak için yüzbinlerce
şehit vermiş bir ordunun mirasçısıdır. Önce Balkan Savaşları'nda
büyük bir Slav ittifakıyla; sonra I. Dünya Savaşı yıllarında, Çanakkale'de,
Kut-ül Amare'de, Süveyş'te, Kafkasya'da dünyanın en güçlü ordularıyla;
ardından Kurtuluş Savaşı'nda İngiliz desteği ile Anadolu'yu işgal
eden Yunan Ordusu'yla savaşmış ve böylece tüm bu toprakları o asil
kanıyla sulamış bir ordunun mirasçısıdır. Ardından, sahip olduğu
üstün yetenekler, disiplin ve kararlılığı ile Avrupa'nın yayılmacı
güçlerini frenleyen, II. Dünya Savaşı yıllarında tüm Avrupa'yı işgal
eden Hitler'i dahi caydıran, Sovyet tehdidine karşı dimdik ayakta
duran, Kore'de kahramanlık destanları yazarak tüm dünyanın gıptasına
mazhar olan, Kıbrıs'ta gözüpekliğini ve kararlılığını tüm dünyaya
göstermiş bir ordudur. Ve 1980'lerin başından bu yana, ülkenin birliğine
ve bütünlüğüne kasteden teröre karşı en zor ve çetin mücadeleleri
veren, bir gerilla savaşında verilebilecek en az kayıplarla basiretli
ve etkili bir mücadele yürüten güç de yine Türk Silahlı Kuvvetleri'dir.
Terör örgütünün, dış ülkelerden aldığı onca desteğe rağmen amacına
ulaşamamış olmasının, bunun aksine tüm hatlarıyla çözülmüş ve dağılmış
olmasının en büyük nedeni, kuşkusuz yaklaşık 15 yıldır azimle sürdürülen
bu mücadeledir.
Kısacası, Türk Ordusu
şanlı bir geçmişe dayanmaktadır ve bugün de hala aynı vasıfla Türkiye
Cumhuriyeti'nin en büyük güvencesi olmaya devam etmektedir. Bu ise,
kuşkusuz vatanını ve devletini seven her Türk'ün göğsünü kabartmaktadır.
Milletimizin ordumuza olan inancı ve güveni tamdır. Yapılan tüm
kamuoyu anketlerinde Silahlı Kuvvetleri'mizin, milletimiz tarafından
"ülkenin en güvenilir kurumu" olarak gösterilmesi de bunun
bir ifadesidir.
|