İYİLERLE KÖTÜLERİN BİRBİRİNDEN AYRILMASI

ALLAH dünya hayatında iyilikle kötülüğü, yararla zararı, güzellikle çirkinliği birarada yaratmış ve hepsini, cennet ve cehenneme giden yolda birer deneme kılmıştır. Dünya hayatındaki imtihan dönemi iyilerle kötülerin, sabır gösterenlerle zorluk karşısında yılgınlığa düşenlerin, inkarcı zihniyete karşı mücadele içinde olanlarla mücadeleden geri kalanların, nefsine uyanlarla vicdanlarının sesini dinleyenlerin birbirlerinden kesin bir şekilde ayrıldığı bir deneme süresidir.

Dünya hayatında iyilik ve kötülüğün birbirleriyle bu kadar iç içe olmalarının pek çok hikmeti vardır. Bunlardan biri bu tezat içinde iyiliklerin ve güzelliklerin değerinin daha iyi anlaşılmasıdır. Çünkü kötülük, eksiklik ya da musibetler olmasa, insanın güzelliklerin değerini anlaması mümkün olmayacaktır. Örneğin bir elmas alelade taşların arasına konduğu zaman güzelliğini ve göz alıcılığını daha da belli eder.

İyilik ve kötülüğün birarada yaratılmalarının çok önemli bir diğer hikmeti de imtihanın sırrıdır. İnsanlar geçici dünya hayatlarında iyilik ve kötülüklerle deneneceklerdir. Bu denemelerle de aralarındaki derece farklılıkları ortaya çıkacak, kötüler bir tarafa, iyiler de diğer bir tarafa ayrılacaklardır.

Kötülerin tarafında olanların canları ölüm melekleri tarafından sırtlarına vurula vurula alınırken, iyiler güzellik ve hoşnutlukla cennet yurduna davet edilecek ve selamla karşılanacaklardır. Allah Kuran'da imtihan ortamının ve tüm bu zorlukların müminlerle, kalplerinde hastalık olanların ayırt edilmesi için bir yol olduğunu şu şekilde haber verir:

"İki topluluğun karşı karşıya geldiği gün, size isabet eden ancak Allah'ın izniyle idi. (Bu, Allah'ın) müminleri ayırt etmesi; münafıklık yapanları da belirtmesi içindi. Onlara: "Gelin, Allah'ın yolunda savaşın ya da savunma yapın" denildiğinde, "Biz savaşmayı bilseydik elbette sizi izlerdik" dediler. O gün onlar, imandan çok küfre daha yakındılar. Kalplerinde olmayanı ağızlarıyla söylüyorlardı. Allah, onların gizli tuttuklarını daha iyi bilir."
(Al-i İmran Suresi, 166-167)

Peygamberimiz döneminde yaşayan insanların bir zorluk karşısında gösterdikleri hal ve tavır, salih müminlerle münafıkların birbirlerinden ayrılmalarını sağlamıştır.

İmtihan dünyasındaki zorlu denemelerle insanda kötü özellikler de ortaya çıkmakta ve böylece onların yok edilmesi için bir fırsat doğmaktadır. Örneğin şiddetli bir hastalık insanın çabuk yılgınlık ya da manevi zaaflar gösterebildiğini ortaya çıkarabilir. Bu zaaflarının farkına varan kişi, hemen bunları telafi yoluna gider. Böylece hastalık onun hatalarını fark etmesine ve bu kısa dünya hayatı içinde hatalarını gidermesine yol açan bir güzellik halini alır. Bu musibet sonrasında bir kir daha giderilmiş, insanın ahlakı daha da güzelleşmiş olur.

Başka bir örnek olarak hayatı boyunca namuslu bilinen bir insan, iflas ettiğinde veya parasız kaldığında gayri meşru yollara başvurabiliyorsa bu, fakirlik musibetinin kötü bir insanı ortaya çıkarmasına örnek teşkil edebilir. Ancak eğer bu insan fakirliğine ve ihtiyaç içinde olmasına rağmen asla harama girmiyor ve namuslu davranışlarından taviz vermiyorsa, o zaman fakirlik musibeti bir insanın gerçekten temiz ve salih olduğunu ortaya çıkarmış olur.

ARİZONA ÇÖLÜ KERTENKELESİ

Arizona Çölü'nde yaşayan bir kertenkele cinsi, hava sıcaklığına göre renk değiştirir. Kusursuz olarak yaratılan bu hayvan, renk değiştirme yeteneği sayesinde bulunduğu ortamda bazen zor fark edilme özelliğine sahip olurken, bazen de son derece göz alıcı olabilmektedir.

Görünüşte sıradan bir kertenkeleye benzeyen Urosaurus orrnaus adlı bu canlının sıcaklıkta renk değiştirme özelliği sadece erkeğinde bulunmaktadır. Kertenkele güne soluk yeşil bir renkle başlar; 30 derecede turkuvaz rengine döner ve günün en sıcak saatlerinde de kobalt mavisi renge sahip olur.

Hayvan renk değiştirme özelliği sayesinde, soluk renk aldığında düşmanlarının kendisini fark edip avlamasından kurtulur, mavi renk aldığında da dişisinin yanında parlayarak rakiplerini korkutur.

Yaşayan Bir Termometre

Sürüngen bilimci Randau Morrison, bu görünüş değişikliğinin, sıcaklığa göre tepki veren pigment hücreleriyle ilişkisi olduğunu ortaya çıkarmıştır. İridofor adı verilen bu hücreler, sıcaklık yükseldikçe içerdikleri kristallerin dizilişini değiştirerek genişler ve yayılırlar. Sonuçta, derinin ışığı yansıtması, ısındıkça mavi ışınların yararına değişir. Bu, hem fizyolojik hem de optik özellik kertenkelenin isteği dışındadır ve ona enerji harcatarak, onu yaşayan bir termometre haline sokar.

Bu noktada birkaç konu üzerinde düşünmek gerekir: İlk olarak, kertenkelenin pigment hücreleri, düşmanlarının kertenkeleyi fark etmeyeceği rengin hangisi olduğunu nasıl bilmektedir? Hücrelerin böyle bir şeyi kendiliklerinden yapması elbette ki düşünülemez. Ancak bütün imkansızlığına rağmen böylesine hayali bir ihtimalin gerçekleştiğini kabul edelim. Öncelikle hücrelerin bu rengi deneyerek bulması çok riskli olacaktır. Çünkü bir kere bile düşmana görünürse bu canlı hayatını devam ettiremeyecektir, dolayısıyla hata yapma şansı yoktur. Diğer taraftan pigment hücreleri kertenkelenin neslini devam ettirebilmesi için dişi kertenkelenin dikkatini çekecek ve rakiplerini ürkütecek rengi de tam seçebilmelidirler. Bütün bunların yanısıra pigment hücrelerinin kertenkelenin vücuduna bir şekilde yerleşmesi gerekmektedir.

Bütün bunlar bir gerçeği açıkça bize göstermektedir. Kertenkelelerin bu özellikleri tesadüfen elde etmeleri mümkün değildir. Bu canlılar özelliklerine bir anda sahip olmalıdırlar. Çünkü herhangi bir özelliğin eksik olması tümünün yok olmasına neden olacaktır.

Evrim teorisi bir Yaratıcının varlığını reddeder ve canlıların sahip oldukları özelliklerin uzun yıllar sonucunda kendiliğinden oluştuğunu iddia eder. Kertenkele örneğinde de açıkça görüldüğü gibi canlıların tesadüfen bazı özelliklere sahip olması imkansızdır.

Kertenkelenin pigment hücreleri, düşmanının ve hemcinslerinin gözlerinin görme kabiliyeti ve doğadaki şartlar muazzam bir uyum içindedirler. Herhangi bir özelliğin eksik olması bu türün yok olmasına neden olacaktır.

Doğada gördüğümüz bu muhteşem tasarım ve benzersiz uyum Rabbimiz'in sonsuz güç ve kudretini, eşsiz sanatını bize göstermektedir. Allah Kuran'da yaratmasındaki benzersizliği bize şöyle bildirmektedir:

"Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL"der, o da hemen oluverir." (Bakara Suresi, 117)


YARATILIŞ MUCİZELERİ

Dişi Hornbill Kuşu

Dişi Hornbill kuşu, Asya ve Afrika'nın tropikal bölgelerinde yaşar. Boynuz gagalı olan Hornbill kuşu yuva yapımında çok titiz davranır. Örneğin yuva yapacağı ağaç kovuğunun havadar olması gerekir. Ayrıca kovuğunun tepesinde herhangi bir saldırı anında kaçabilmesi için bir baca da olmalıdır. Hornbill kuşu, yuva yapacağı kovuğu genişletirken, küçük çatlak ve delikleri de kullanır. Yuva yapımında kullandığı malzemeler ise türüne göre değişir. Afrika Hornbillleri çamur, Borneo Rhinoceros Hornbillleri reçine, hepsinden büyük olan Hindistan Hornbillleri ise çiğnenmiş talaş ve besin kullanarak yuva yaparlar. Dişi olan içeride oturarak yuvayı sıvamaya başlar. Erkek kuş da bir yandan ona bu sıvama işlemi için gerekli malzemeyi taşır. Kısa zamanda yuva öyle daralır ki, dişi kuş dışarıya çıkamaz. Aynı boyutlarda hiçbir avcı da içeri giremez. Dişi kuş bu yuvada yumurtalar çatlayıncaya kadar, yani 3 ay boyunca kalır. Dişi hornbill kuşunu bu özelliklerle yaratan alemlerin Rabbi olan Allah'tır.

KURAN'DAN CEVAPLAR

İnsanın bir başkası adına bağışlanma dilemesi mümkün müdür?

İnsanın her zaman ve her türlü hata karşısında diğer müminler için de bağışlanma dilemesi mümkündür. Çünkü iman eden insan, ancak Allah'ın razı olduklarının cehennem azabından kurtulup cenneti kazanabileceklerini bilir. Bu nedenle Allah'ın, kendisi gibi diğer müminlerin de hatalarını affedip bağışlamasını ister. Allah Kuran'da müminlerin, O'nun, tüm inananların günahlarını affetmesi, onları bağışlaması ve esirgemesi için dua ettiklerinden şöyle bahsetmektedir:

"Şu halde bil; gerçekten, Allah'tan başka ilah yoktur. Hem kendi günahın, hem mümin erkekler ve mümin kadınlar için mağfiret dile. Allah, sizin dönüp-dolaşacağınız yeri bilir, konaklama yerinizi de."

(Muhammed Suresi, 19)

Müminler hayatlarının sonuna kadar inananlar için Allah'tan bağışlanma dilerler, ancak bu isteklerinin kabul edilip edilmemesi tümüyle Allah'ın takdiridir. Allah Kuran'da müminlerin birbirleri için bağışlanma dilediklerini bir başka ayetiyle şöyle bildirir:

"Bir de onlardan sonra gelenler, derler ki: "Rabbimiz, bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla ve kalplerimizde iman edenlere karşı bir kin bırakma. Rabbimiz, gerçekten Sen, çok şefkatlisin, çok esirgeyicisin." (Haşr Suresi, 10)

KURAN'IN SIRLARI

Allah İçin Yapılan Her Harcamanın Güzel Bir Karşılığı Vardır
Allah'ın infak konusu ile ilgili olarak bildirdiği bir sır, kişinin fedakarlık yaparak infak ettiği şeyin mutlaka kendisine geri döneceği gerçeğidir. Bu, Allah'ın önemli bir vaadidir. Yoksulluk korkusu yaşamadan Allah yolunda mallarını infak eden insanları Allah hem dünyada hem de ahirette hiç ummadıkları nimetlerle rızıklandırır. Hayır olarak infak ettikleri herşeyi kendilerine eksiksiz olarak öder. Allah bu vaadini Kuran'da şöyle bildirir:

"… Allah yolunda her ne infak ederseniz, size 'eksiksiz olarak ödenir' ve siz haksızlığa uğratılmazsınız."
(Enfal Suresi, 60)

"De ki: "Şüphesiz benim Rabbim, kullarından rızkı dilediğine genişletip-yayar ve ona kısar da. Her neyi infak ederseniz, O (Allah), yerine bir başkasını verir; O, rızık verenlerin en hayırlısıdır."
(Sebe Suresi, 39)

Müminler, mallarını ve canlarını Allah yolunda harcarken, sadece Allah'ın rızasını ve cennetini isterler. Ancak ayetlerde görüldüğü gibi, Allah'tan bir lütuf olarak her ne infak ederlerse bu kendilerine geri döner. İnfak edenlerin aksine, mallarını cimrilikle tutan veya Allah'ın sınırlarını çiğneyerek mallarını artırmaya çalışanların ise, Allah bereketlerini kısar.
Allah, mallarını infak edenlerin Kendi katından kavuşturuldukları bereketi başka ayetinde şöyle bildirmektedir:

"Mallarını Allah yolunda infak edenlerin örneği yedi başak bitiren, her bir başakta yüz tane bulunan bir tek tanenin örneği gibidir. Allah, dilediğine kat kat arttırır. Allah (ihsanı) bol olandır, bilendir."
(Bakara Suresi, 261)

GERİ