Çocuklar hiç düşündünüz mü?

Eğer 5 duyu organımız olmasaydı hayat ne kadar da zor olurdu. Çevremizdeki herşeyi ancak duyularımızın düzgün ve düzenli çalımasıyla algılarız. Herbiri kendi içinde mükemmel bir uyumla çalışan bu organlarımız sayesinde görür, tat alır, işitir, dokunur ve koku alırız. Bizim gün içinde belki de üzerinde hiç düşünmediğimiz duyu organlarımızın herbiri aslında mükemmel birer fabrika gibi çalışmaktadırlar. Örneğin sadece dokunduklarımızı algılamamızı sağlayan hücrelerimiz aldıkları sinyalleri beyne yollayamasalardı, dokunduğumuz hiçbir şeyin sertliğini ya da yumuşaklığını kavrayamazdık. Ya da gözümüzdeki birçok tabakadan sadece birinde bir aksama olsa görme olayı tam gerçekleşemezdi. Düşünecek olursak bu aslında hayatı algılamamızın tek kaynağıdır. Allah'ın bu nimeti sayesinde yaşamımız daha kolaylaşır.

ALLAH HER YERDEDİR

Etrafınızda gördüğümüz herşeyi Allah yaratmıştır. Buna kendi bedenimiz de dahildir. Okyanusun derinliklerinden, uzayın en uzak köşesine kadar her noktada Allah'ın sonsuz gücüyle karşılaşırız. O'nun yaratışındaki kusursuzluğa ve inceliğe şahit oluruz.

Biz Allah'ın varlığını, şunlardan anlarız: çevremize baktığımızda gördüğümüz bitkiler, hayvanlar, denizler, dağlar, insanlar ve hatta göremediğimiz minicik mikroplar, canlı cansız herşey kendilerini var eden üstün bir aklın apaçık delilleridir. Aynı şekilde tüm evrende var olan denge, düzen, kusursuz yaratılış kendilerini kusursuzca tasarlayan üstün bir ilim sahibinin varlığını kanıtlar. İşte bu üstün aklın ve ilmin sahibi Allah'tır. Allah'ın varlığından asla şüphe edilemez. Çünkü gördüğümüz ve göremediğimiz her canlıyı mükemmel sistemlerle yaratan Allah bize varlığını kesin olarak kanıtlamaktadır. Elimizi ateşe uzattığımızda yanacağını nasıl kesin olarak biliyor ve inanıyorsak Allah'ın varlığından da bu şekilde emin olmalıyız. Ama şunu da hatırlatmakta fayda var, Allah ancak dilediği insanları mümin olarak seçer. Biz de, bize iman veren Allah'a şükretmeliyiz ve Kendisi'ne olan sevgimizi, imanımızı arttırması için dua etmeliyiz.

SEDAT VE FİL

Haftasonu annesi Sedat'ı hayvanat bahçesine götürmüştü. İlk kez bu kadar farklı hayvanı bir arada görüyordu. Sedat, fillerin bulunduğu bölüme doğru ilerledi. Yavru fil hortumuna dolanıp düşüyor ve her seferinde annesi yardımına koşuyordu.

Anne fil: Gördüğün gibi yavrum henüz çok küçük olduğundan hortumuna nasıl kullanacağını bilmiyor. Onu tam 12 yıl hiç yanımdan ayırmayacağım ve ilk 6 ay boyunca hortumunu nasıl kullanacağını öğreteceğim. Sedat: Hep merak etmişimdir siz hortumlarınızı hangi işlerde kullanırsınız, buradan mı nefes alıyorsunuz?

Anne fil: Hortumlarımız bizi diğer hayvanlardan ayıran en büyük özelliğimizdir. Burun deliklerimiz bu hortumların ucundadır. Hortumumuzu yiyecekleri ve suyu ağzımıza götürmek, eşyaları kaldırmak, koku almak için kullanırız, içinde tam 4 litre suyu tutabiliyoruz. Hem biliyor musun minicik bir bezelye tanesini bile hortumumuzla koparabiliriz. Tabii ki bu hortuma tesadüfler sonucu sahip olmadık. Bu herşeyi yaratan yüce Allah'ın bize bir lütfudur. O, yaratmasındaki ihtişamı bir Kuran ayetinde şu şekilde bildirmiştir:

“O Allah ki, yaratandır (en güzel bir biçimde) kusursuzca var edendir, 'şekil ve suret' verendir…” (Haşr Suresi, 24)

Sedat: Karnınızı nasıl doyuruyorsunuz?

Anne fil: Biz karada yaşayan hayvanların en büyükleriyiz. Bir fil günde yaklaşık 330kg bitki yer. Bir günün 16 saatini yemek yemeye harcamak zorundayız.

Sedat: Peki ya dişleriniz?

Anne fil: Ağzımın kenarında da gördüğün gibi iki sivri uzun dişimiz var. Bu dişlerle hem kendimizi savunur hem de su bulmak için yerde delik açarız. Tabii dişlerimiz tüm bu işlerde çok fazla aşınır. İşte Yüce Rabbimiz bu yüzden bize çok önemli bir özellik vermiştir. Aşınan her dişimizin yerine arka sıradaki dişlerden bir yenisi gelir. Allah bizi böyle yarattığı için yeni diş çıkarmaya ve bunu gereği gibi kullanmaya güç yetirebiliriz. Bir ayette Allah bunu insanlara şöyle haber verir:

“Şüphesiz senin Rabbin, rızkı dilediğine genişletir, yayar ve daraltır. Gerçekten O, kullarından haberi olandır, görendir.” ( İsra Suresi, 30)

Sedat: Acıktın herhalde karnından sesler geliyor?

Anne fil: Bu sesleri kendi aramızda haberleşmek için biz çıkarırız. Böylece 4km uzaklıktan bile haberleşebiliriz.

Sedat: Peki kendi aranızda nasıl konuşuyorsunuz?

Anne fil: Allah alnımızda, insanların duyamayacağı bir ses çıkaran özel bir organ yaratmıştır. Bu sayede diğer canlıların anlayamayacağı şifreli bir dille konuşur, çok uzak mesafelerden dahi birbirimizi duyabiliriz. Gördüğün gibi Allah'ın üstün yaratması biz fillerde de en güzel şekliyle tecelli ediyor. Bunları düşünüp O'na her an şükretmemiz gerektiğini hiç unutma.

Sedat: Anlattıkların için teşekkür ederim. Şimdi annemin yanına dönmeliyim.

Anne fil: Hoşçakal Sedat!

Sedat annesinin yanına giderken, “kimbilir diğer hayvanlarda Allah'ın ne büyük mucizeleri var” diye düşündü...

BÖCEKLERİN GÜÇLÜ KANATLARI

Çocuklar! Böcekler nasıl bu kadar hızlı kanat çırpar ve kanatları hiç yırtılmaz düşündünüz mü? Bir böcek büyüdüğünde kan taşımaya başlar. Allah'ın dilemesiyle, zamanla kan taşıyan bu damarlar tıpkı bir uçurtmanın kenarları gibi sertleşir ve böceğin kanatları en hızlı hava akımına dayanıklı hale gelirler.

Eğer bu damarlar olmasaydı kanatlar hemen parçalara ayrılarak koparlardı.

Böcekler bu kanatları öyle hızlı çırparlar ki bizim çıplak gözle bu hareketi takip etmemiz imkansızdır. Örneğin yabanarıları, balarıları ve sinekler kanatlarını bir göz açıp kapayana kadar yaklaşık 200 kere çırparlar. Sivrisinekler ise 1000 kere kanat çırparlar. İşte her canlıya belli bir düzen ve şekil veren Yüce Allah, böceklerin kanatlarında da böyle üstün bir tasarım sergilemektedir.

Arkadaşlar, işte çevremizde gördüğümüz büyük küçük herşeyin Allah'ın üstün yaratmasının birer delili olduğunu bu örnekten de anlıyoruz. Kuran'da da bildirdiği gibi Allah'ın nimetleri saymakla bitmez, O herşeyin yaratıcısı ve tek sahibidir. Bir Kuran ayetinde Allah şöyle haber vermiştir:

“Eğer yeryüzündeki ağaçların tümü kalem ve deniz de -onun ardından yedi deniz daha eklenerek- (mürekkep) olsa, yine de Allah'ın kelimeleri (yazmakla) tükenmez. Şüphesiz Allah, üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.” (Lokman Suresi, 27)

GERİ