Çocuklar hiç düşündünüz mü?

Gözyaşı

Sevgili çocuklar! Gözyaşı gözümüzü yabancı maddelere karşı koruyan son derece hassas bir sıvıdır. İçinde bulunan "lizozim" enzimi birçok bakteri türünü parçalayabilme ve mikrop öldürme özelliğine sahiptir. Gözyaşı, farklı maddeleri içeren katmanlardan oluşur. Bu katmanlardan yağ salgılayan bezlerin bulunduğu katın görevi, gözyaşının dışarı akmasını ve buharlaşmasını engellemektir. Çünkü gözyaşı salgılamayan bir göz, çok kısa bir sürede kurur ve kör olur. Gözümüze toz gibi yabancı bir madde kaçtığında hemen gözlerimiz yaşarır. Bu durumda gözyaşı üretimi otomatik olarak artar. Çünkü bir yandan mikrop öldürme özelliğine sahip lizozim enzimi üretilmesi, diğer yandan da uyarıcı maddenin dışarı atılabilmesi için bol miktarda gözyaşı oluşması gerekir.

Gözün yapısında, gözyaşı bezlerinin gerekli miktarda sıvı salgılamasını sağlayan bir denge-kontrol mekanizması da vardır. Gözü bir bütün olarak yaratan, her insanda aynı özelliklerin var olmasını sağlayan üstün güç sahibi Allah'tır. Göz, Allah'ın kusursuz yaratmasının delillerinden biridir.

ADALETLİ DAVRANMAK

Sevgili çocuklar! Adalet, insanlar arasındaki anlaşmazlıklara çözüm getirirken, Kuran'ın sınırları ölçüsünde, haklı olana hakkını vermek anlamına gelir. Allah Kuran'da müminlere, her zaman en adaletli kararı vermelerini ve haklı olan kim ise ondan yana hareket etmelerini şöyle emretmiştir:

“Ey iman edenler, adil şahidler olarak, Allah için, hakkı ayakta tutun. Bir topluluğa olan kininiz, sizi adaletten alıkoymasın. Adalet yapın. O, takvaya daha yakındır. Allah'tan korkup-sakının. Şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızdan haberi olandır.” (Maide Suresi, 8)

Bir insanın başka bir insana karşı duyduğu kızgınlık veya kin o kişiye yarar sağlayacak bir şey yapmasını, adaletli davranmasını engeller. Bu nedenle Allah Kuran'da kinin adaleti engelleme yönüne özellikle dikkat çekmiş ve Müslümanları bu konuda uyarmıştır.

Müminler bir olayda şahitlik yapmaları gerektiğinde yakınları veya akrabaları söz konusu olsa da yine en dürüst ve en adil şahitliği yaparlar. Çünkü müminlerin işlerinde ölçü Allah'ın rızasıdır. Allah Kuran'da müminleri bu konuda şöyle uyarmıştır:

“Ey iman edenler, kendiniz, anne-babanız ve yakınlarınız aleyhine bile olsa, Allah için şahidler olarak adaleti ayakta tutun. (Onlar) ister zengin olsun, ister fakir olsun; çünkü Allah onlara daha yakındır. Öyleyse adaletten dönüp heva (tutkuları)nıza uymayın. Eğer dilinizi eğip büker (sözü geveler) ya da yüz çevirirseniz, şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır.” (Nisa Suresi, 135)

ŞENER ile KİRPİ

Şener yeni taşındıkları evin bahçesinde dolaşmaya çıkmıştı. Evin kocaman bir bahçesi olması Şener'in çok hoşuna gitmişti. Bahçede gezinirken gözüne sivri iğnelerle dolu bir top yumağı ilişti. “İyi ki üzerine basmadım, yoksa bu iğneler çok canımı yakabilirdi” diye söylendi kendi kendine. Top yumağı yavaşça açıldı ve seslendi:

Kirpi: Haklısın Şener'ciğim, iğnelerimle istemeden de olsa canını yakabilirdim.Şener: Demek bahçemizde bir kirpimiz var! Merak ediyorum, neden böyle sivri iğnelerle kaplı senin vücudun?

Kirpi: Allah bu iğneleri kendimi düşmanlarıma karşı savunmam için vermiş. Tehlike halinde bir top gibi yuvarlanır, dikenlerimle kendimi savunurum.

Şener: Bildiğim kadarıyla bazı hayvanlar kış uykusuna yatıyor. Ya sen?

Kirpi: Soğuk havaları pek sevdiğim söylenemez. Kışın sıcaklıklar 13 derecenin altına düşer düşmez kış uykusuna yatarım. Yüce Allah kış boyunca beni uyku halinde tutar, baharın gelmesiyle tekrar uyanır, hayatıma devam ederim. Bu tamamen Allah'ın ilhamıyladır. Yoksa kışın yaşam koşullarının daha ağır olacağını, bu süre zarfında uyumamın hayatta kalmak için daha faydalı olacağını kendim akıl edemezdim. Yüce Allah Kuran'da şöyle buyurmaktadır: “Geceleyin ve gündüzün uyumanız ile O'nun fazlından (geçiminizi temin için rızkınızı) aramanız, O'nun ayetlerindendir. Şüphesiz işitebilen bir kavim için gerçekten ayetler vardır.” (Rum Suresi, 23) Görüyorsun ya, tüm canlılar gibi bize de Allah, en uygun zamanda rızkımızı aramayı ilham etmektedir.

Şener: Bir belgeselde senin kocaman bir aslan karşısındaki korkusuz savaşını izlemiştim. Nasıl oluyor da aslandan korkmuyorsun?

Kirpi: Allah'ın bahşettiği vücudumdaki bu dikenler sayesinde en tehlikeli düşmanlarıma bile korkusuzca karşı koyabilirim. Bir aslan saldırdığında önce hızla kaçarım. Uygun bir yerde aniden durarak vücudumun arka tarafını hafifçe kaldırıp oklarımı aslana yöneltirim. Eğer aslan dişleriyle ısırarak beni yakalamaya çalışırsa, oklarım ağzına ve yanaklarına batarak, iyileşmesi olanaksız yaralar açar. Aslan hiçbir şey yiyemez hale gelir ve bir süre sonra da ölür. Şüphesiz bu ancak yüce Rabb'imin bana bahşettiği akıl ve savaşma tekniği iledir. Bana hayatta kalmam için en uygun özellikleri veren, beni yaratan O'dur.

Şener: Haklısın kirpi kardeş.

Allah'ın hayvanları bu kadar çeşitli yaratması imanımın artmasına, her baktığım şeyde Allah'ın yüceliğini ve mükemmel yaratışını görebilmeme yardımcı oluyor. Bu güzel sohbet için teşekkür ederim.

Kirpi: Hoşçakal dostum.        

GERİ