Çocuklar hiç düşündünüz mü?

Eğer 5 duyu organımız olmasaydı hayat ne kadar da zor olurdu. Çevremizdeki herşeyi ancak duyularımızın düzgün ve düzenli çalımasıyla algılarız. Herbiri kendi içinde mükemmel bir uyumla çalışan bu organlarımız sayesinde görür, tat alır, işitir, dokunur ve koku alırız. Bizim gün içinde belki de üzerinde hiç düşünmediğimiz duyu organlarımızın herbiri aslında mükemmel birer fabrika gibi çalışmaktadırlar.

Örneğin sadece dokunduklarımızı algılamamızı sağlayan hücrelerimiz aldıkları sinyalleri beyne yollayamasalardı, dokunduğumuz hiçbir şeyin sertliğini ya da yumuşaklığını kavrayamazdık. Ya da gözümüzdeki birçok tabakadan sadece birinde bir aksama olsa görme olayı tam gerçekleşemezdi. Düşünecek olursak bu aslında hayatı algılamamızın tek kaynağıdır. Allah'ın bu nimeti sayesinde yaşamımız daha da kolaylaşır..

İYİLİĞİ EMREDİP KÖTÜLÜKTEN SAKINDIRMAK

Sevgili Çocuklar! Bize en güzel nimetleri bağışlayan ve bizi çok seven Rabbimiz, bize en uygun davranış şeklinin de nasıl olacağını hikmetli kitabımız Kuran'da tarif etmiştir. Bir arkadaşınızın kendisine zarar veren bir davranışını gördüğünüzde ne yaparsınız?

Allah bize böyle bir durumda ne yapmamız gerektiğini şöyle bildirir:

“Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel bir biçimde mücadele et. Şüphesiz senin Rabbin yolundan sapanı bilendir ve hidayete ereni de bilendir.” (Nahl Suresi, 125)

Çok sevdiğimiz arkadaşımızın hatası O'nun ahiret hayatını tehlikeye atabilir. Rabbimiz'in yasakladığı ya da Kuran'ın tarif ettiği güzel davranışlardan uzak bir hareket gördüğümüzde onu uyarmamız gerekir. Bu Allah'ın Kuran'da emrettiği, namaz kılmak, oruç tutmak gibi farz bir ibadettir.

Yalnız burada dikkat edilmesi gereken çok önemli bir konu vardır. Arkadaşımızı uyarırken çok dikkatli olmalıyız. O'nu kırmadan, en yumuşak ses tonuyla ve en güzel şekilde, davranışının neden yanlış olduğunu anlatmalıyız. Onu incitip, üzecek bir üsluptan kesinlikle kaçınmalıyız. Allah birbirimizi uyarırken güzel söz söylememizi emreder:

“Kullarıma, sözün en güzel olanını söylemelerini söyle. Çünkü şeytan aralarını açıp bozmaktadır. Şüphesiz şeytan insanın açıkça bir düşmanıdır.” (İsra Suresi, 53)

EMRE VE FOK BALIĞI

Emre okuldan dönmüş televizyon seyrediyordu. Açık olan televizyon kanalında bir belgesel vardı. Emre gerçek hayatta hiç görmediği canlıları belgesellerde seyretmeyi çok seviyordu. Bu seferki program fok balıkları hakkındaydı. Emre dikkatle seyretmeye başladı.

Fakat birden üşüdüğünü hissetti. Etrafına şöyle bir bakındı. Hemen yanında az önce televizyonda gördüğü sevimli fok balığı duruyordu! Emre onun yanına gelmişti!

Emre: Merhaba! Burası çok soğuk sen üşümüyor musun?

Fok: Sen buralarda yenisin galiba! Burası hep soğuktur. Baharda bile hava en sıcak –5 derecedir. Tam da bana göre. Çünkü biz foklar soğuğu çok severiz. Ayrıca hiç üşümeyiz. Nasıl mı? Yüce Allah'ın bize bağışladığı bu muhteşem giysimiz, kürklerimiz sayesinde! Tabii vücut yağlarımız da soğuktan bizi korur.

Emre: Şu ilerideki annen mi? Sanırım seni arıyor, bir seslen istersen...

Fok: Biz foklar kalabalık sürüler halinde yaşarız ve evet birbirimize çok benzeriz. Ama annemiz hiçbirimizi bir diğerimizle karıştırmaz. Bu Allah'ın annelerimize ilham ettiği bir yetenekle olur. Doğar doğmaz anne yavrusuna bir tanışma öpücüğü verir. Bu öpücük sayesinde yavrusunun kokusunu tanır ve onu bir daha asla başka bir yavruyla karıştırmaz. Allah'ın sayısız nimetinden biridir bu bizim için.

Kuran'ın bir ayetinde Allah nimetlerinin saymakla bitmeyeceği şöyle belirtir:

“...Eğer Allah'ın nimetini saymaya kalkışırsanız, onu sayıp bitirmeye güç yetiremezsiniz...” (İbrahim Suresi, 34)

Annemize bizi bu kalabalık yaşantımızda bizleri ayırdedebilme yeteneği verdiği için Yüce Rabbimiz'e şükrediyoruz.

Emre: Bildiğim kadarıyla hayatınızın büyük kısmı sularda geçiyor. Peki yüzmeyi nasıl öğrendin sen?

Fok: Allah hepimizi yaşadığımız koşullara uygun ve hazırlıklı yaratıyor. Nasıl ki bir deveyi çölün yaşam şartlarına uygun yaratmışsa beni de bu soğuk ülkenin koşullarına uyumlu yaratmı ş. Allah'ın dilemesiyle, doğduğumuzda vücudumuz bebek yağı denilen bir yağla kaplı olur. Küçük vücudumuz bu yağ sayesinde sıcak kalır. Ve yine bu yağ tabakası, sudan daha hafif olduğu için, annemiz bize yüzmeyi öğretirken bir “can simidi” görevi görür. İki hafta süren yüzme derslerinden sonra artık başarılı birer yüzücü ve dalgıç haline geliriz.

Emre: Allah yüzmeyi öğrenmeniz için vücudunuzda size özel bir cansimidi yaratmış! Ne muhteşem!

Fok: Haklısın, eksiksizce yarattığı her varlık O'nun herşeye kadir olduğunun bir delildir. Kuran'da Yüce Rabbimiz şöyle buyurur:

“Göklerin ve yerin yaratılması ile onlarda her canlıdan türetip-yayması O'nun ayetlerindendir...” (Şura Suresi, 29)

Tam o sırada Emre, annesinin yanağına kondurduğu sıcacık bir öpücükle uyandı. Televizyondaki belgesel devam etmekteydi. Emre az önce gördüğü rüyayı anımsadı ve fok balığına bakarak gülümsedi.

TÜNEL USTASI KÖSTEBEKLER

Çocuklar! Yeraltında en hızlı yol alan hayvan hangisidir desek herhalde çoğunuz köstebek cevabını verir. Peki hiç düşündünüz mü bu minicik sevimli hayvan nasıl olur da yeraltında bu kadar kolay hareket eder?
Köstebek yıldız şeklindeki duyargalarıyla yeri kontrol eder ve böylece toprağın en kolay nereden kazılacağını bulur. 10 küçük küreğe eşit keskin pençeleriyle müthiş bir hızla ilerler. Çok fazla enerji harcadığı için her gün kendi bedeninin ağırlığı kadar yiyecek yemesi gerekir.

Tüm canlıları yaşadıkları koşullara göre en uygun özelliklerle donatan Yüce Allah, köstebeğe de ihtiyacı olan özellikleri bağışlamıştır. Yoksa şüphesiz akla sahip olmayan bir köstebeğin toprağı rahatça kazabilmek için topraktaki uygun yerleri saptayacak duyargalara ihtiyacı olacağını bilmesi ve kendi kendine bu organları geliştirmesi imkansızdır. Tabii ki onun neye ihtiyacı olacağını bilen onu yaratan Yüce Allah'tır. Köstebek de kendi iradesi ya da tesadüflerle değil Allah'ın ona ilham etmesiyle bu özelliklere sahip olmuştur. Allah kainattaki herşeyi kusursuz yaratmıştır. Ayette bildirdiği gibi:

“İşte Rabbiniz olan Allah budur. O'ndan başka ilah yoktur. Herşeyin yaratıcısıdır, öyleyse O'na kulluk edin. O her şeyin üstünde bir vekildir.” (En'am Suresi,102)

Sevgili çocuklar, sizler de tanıdığınız hayvanları inceleyerek Allah'ın yaratmadaki üstün sanatına şahit olabilirsiniz.    

GERİ