Çocuklar bunları hiç düşündünüz mu?

Çocuklar! Hepinizin sevinçle beklediği yaz ayları geldi. Yaz tatilinde elbette dinlenecek, spor yapacak ve gezeceksiniz. Yalnız bu aylarda da kendinizi bilgi sahibi olma yönünde geliştirmeyi ihmal etmeyin. Unutmayın sadece okulda birşeyler öğrenilmez. Yaz ayları boyunca da kitap okuyup, yeni yeni bilgiler edinebilirsiniz. Yine bilginizi ve imanınızı arttıracak canlılardan bahseden belgeselleri televizyondan veya VCD'lerden izleyebilirsiniz. Herşeyden önce Allah'ın tüm insanlara indirdiği Kuran'ı çok iyi bilmeniz gerekir. Bunları yapmak için yaz tatillerinin büyük bir fırsat olduğunu unutmayın!

Serdar ile Ateşböceği

Serdar ve ailesi yaz akşamları yemeklerini evlerinin bahçelerinde yerlerdi. Yine bir yaz akşamı Serdar masadan kalkarken, birden bahçenin kenarındaki ağaçların arasında yanıp sönen bir ışık gördü. Ağaçların yanına gidince bunun bir böcek olduğunu farketti. Ama bu böcek gündüz gördüğü böceklerden çok farklıydı, ışıklar saçarak uçuyordu.

Ateş Böceği: Görüyorum ki seni çok şaşırttım, uzun zamandır beni izliyorsun. Benim adım ateşböceği, seninki nedir?

Serdar: Benim adım Serdar. Evet doğrusu daha önce hiç yanıp sönen bir böcekle karşılaşmamıştım. Vücudunuzdan sarı yeşil renkte ışıklar çıkıyor. Bir keresinde yanan bir ampule dokunduğumda elimin yandığını hatırlıyorum. Peki bu ışığın çıkması sizin vücudunuza zarar vermiyor mu?

Ateş Böceği: Haklısın Serdar lambalar ışık verirken ısınırlar. Ampuller, elektrik enerjisini kullanarak ışık üretirlerken bu enerjinin bir kısmı da ısıya dönüşür. Bu da ampulun ısınmasına sebep olur. Ama biz vücudumuzdaki ışık için dışarıdan enerji almayız.

Serdar: Öyleyse bu sizin ısınmadığınız anlamına mı geliyor?

Ateş Böceği: Doğru bildin. Biz enerjimizi kendimiz üretiriz ve bu enerjiyi çok dikkatli kullanırız. Bu sayede hem enerjimizin bir kısmı boşa harcanmış olmaz, hem de vücudumuza zarar verecek bir ısı açığa çıkmaz.

Serdar: Bu çok iyi düşünülmüş bir sistem…

Ateş Böceği: Evet, Allah bizi yaratırken ihtiyacımız olan her şeyi en güzel şekilde planlamış. Uçarken çok sayıda ve hızlı kanat çırpıyoruz. Tabii bu çok enerji gerektiren bir iş. Ama ışığımız enerjimizi çok harcamadığı için bir sorun yaşamıyoruz.

Serdar: Işığınız size ne fayda sağlıyor?

Ateş Böceği: Biz bunu hem kendi aramızda haberleşmek hem de kendimizi savunmak için kullanıyoruz. Birbirimize bir şey anlatmak istediğimizde ışığımızı titreştirerek konuşuyoruz. Bazen de düşmanlarımızı korkutup, kendimizden uzak tutuyoruz.

Serdar: Yani ihtiyacınız olan herşey vücudunuzun içinde sizin için hazır ve sizin yorulmanıza hiç gerek kalmıyor.

Ateş Böceği: Bilim adamları çok çalışmalarına rağmen bizim sahip olduğumuz gibi bir sistem geliştirememişlerdir. Daha önce de söylediğim gibi Allah, diğer canlılarda olduğu gibi bizi de en güzel ve ihtiyacımıza en uygun şekilde yaratmıştır. Allah, canlıları yaratmadaki üstün sanatını Kuran'da şöyle bildirmiştir:

“O Allah ki, yaratandır, (en güzel bir biçimde) kusursuzca var edendir, 'şekil ve suret' verendir. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanların tümü O'nu tesbih etmektedir. O, Aziz, Hakimdir.” ( Haşr Suresi, 24)

Serdar: Teşekkür ederim. Bana çok güzel şeyler anlattın. Bu anlattıklarından sonra geçen gün okuduğum “Yaratan, hiç yaratmayan gibi midir? Artık öğüt alıp-düşünmez misiniz?” (Nahl Suresi, 17) ayetini şimdi daha iyi kavrayabiliyorum. Allah'ın yarattığı tüm canlılar bizim üzerinde düşünüp, öğüt almamız için çeşitli örneklerle dolu!

Ateş Böceği: Evet Serdar, bütün canlılar Allah'ın üstün yaratma sanatının birer delilidir. Artık baktığın herşeyde bunu sen de görebilirsin. Artık gitmeliyim, konuştuklarımızı unutma. Serdar: Seni tanıdığıma sevindim, tekrar görüşmek üzere...

Serdar eve girerken bir yandan ateş böceğindeki üstün tasarımı düşünüyor, diğer yandan da onunla yaptığı konuşmayı ailesine anlatmak için sabırsızlanıyordu...

Kemiklerin Kasla Sarılması

Sevgili arkadaşlar! Allah'ın Kuran ayetlerinde haber verdiği önemli bilgilerden biri, insanın anne rahmindeki oluşum aşamalarıdır. Allah bir ayetinde, anne karnında önce kemiklerin oluştuğunu, daha sonra ise kasların ortaya çıkarak bu kemikleri sardığını haber vermektedir:

“Sonra o su damlasını bir alak (hücre topluluğu) olarak yarattık; ardından o alak'ı bir çiğnem et parçası olarak yarattık; daha sonra o çiğnem et parçasını kemik olarak yarattık; böylece kemiklere de et giydirdik; sonra bir başka yaratışla onu inşa ettik. Yaratıcıların en güzeli olan Allah, ne yücedir.” (Müminun Suresi, 14)

Anne karnındaki gelişimi inceleyen bilim dalı embriyolojidir. Yakın zamana kadar kemiklerle kasların birlikte ortaya çıkarak geliştikleri sanılmıştı. Bu yüzden bazı kimseler uzun bir süre bu ayetlerin bilime ters düştüğünü iddia etmiştir. Ancak gelişen teknoloji sayesinde yapılan daha ileri mikroskobik incelemeler, Allah'ın Kuran'da bildirdiklerinin eksiksiz bir şekilde doğru olduğunu ortaya koymuştur.

Bu mikroskobik incelemeler göstermektedir ki, anne karnında, tam ayetlerde tarif edildiği gibi bir gelişme gerçekleşir. Önce embriyodaki kıkırdak doku kemikleşir. Daha sonra ise kas hücreleri kemiklerin etrafındaki dokudan seçilerek biraraya gelir ve bu kemikleri sarar. Kısacası insanın, Allah'ın Kuran'da tarif ettiği oluşum aşamaları, modern embriyolojinin bulgularıyla tam bir uyum içindedir. Bu nedenle söz konusu ayet bir Kuran mucizesidir. için sabırsızlanıyordu..

Gökyüzünü tanıyalım Bizi Isıtan ve Aydınlatan Güneşimiz

Sevgili arkadaşlar! Güneş, Güneş Sistemi'ndeki en büyük gök cismidir. Ateşten bir topa benzer, yüzeyinden çok büyük bir ısı ve ışık yayar. Eğer, Güneş olmasaydı, her zaman gece olurdu ve her yer buzla kaplı olurdu. En önemlisi Dünya'da yaşam yani biz olamazdık.

Çünkü, uzay (uzay filmlerinden de hatırlarsınız) karanlık bir yerdir. Dünyamız da bu karanlık yerdeki bir gök cismidir. Bu karanlık yerin içinde Dünyamız'ı Güneş'ten başka aydınlatabilecek ve ısıtabilecek bir gök cismi yoktur.

Allah, Güneş'i ve Ay'ı Dünya'da yaşamımızı rahatlıkla sürdürebileceğimiz gibi bir düzen ile yaratmıştır. Allah bir Kuran ayetinde Güneş'in ve Ay'ın O'nun emri ile hareket ettiğini şöyle haber verir:

“Allah O'dur ki, gökleri dayanak olmaksızın yükseltti; onları görmektesiniz. Sonra arşa istiva etti ve Güneş ile Ay'a boyun eğdirdi, her biri adı konulmuş bir süreye kadar akıp gitmektedirler. Her işi evirip düzenler, ayetleri birer birer açıklar. Umulur ki, Rabbinize kavuşacağınıza kesin bilgiyle inanırsınız.” (Rad Suresi, 2)  

GERİ