ÖLÜM BİR SON DEĞİLDİR...

"Her nefis ölümü tadıcıdır. Biz sizi, şerle de, hayırla da deneyerek imtihan ediyoruz ve siz Bize döndürüleceksiniz." (Enbiya Suresi, 35)

Ölüm, insanının bu dünyadaki hayatında yaşayacağına emin olduğu çok önemli bir gerçektir. Bir saat, hatta bir dakika sonra yaşayacağımızı bilemediğimiz gibi, neler yaşayacağımızdan da emin olamayız. Hayatımızı, emin olmadığımız, akıbetini bilmediğimiz olaylara göre yönlendirmemizin ne kadar hatalı olacağı da ortadadır. Fakat ölümü yaşayacağımızdan eminiz. Yaşamımızı ölümden sonrasını unutmadan geçirmemiz gerektiği, bu gerçekten açıkça anlaşılmaktadır.

Ölüm de insanın imtihanının bir parçasıdır. Allah, Kuran'da hayatı ve ölümü insanı imtihan etmek için yarattığını bildirmiştir: "O, amel (davranış ve eylem) bakımından hanginizin daha iyi (ve güzel) olacağını denemek için ölümü ve hayatı yarattı. O, üstün ve güçlü olandır, çok bağışlayandır." (Mülk Suresi, 2)

Ölüm sadece dünya hayatının, dolayısıyla imtihanın sonudur. Aynı zamanda, sonsuz olan ahiret hayatının da başlangıcıdır. İman edenler bu nedenle ölümden korkmazlar. Hayatlarını Allah'ın hoşnutluğunu gözeterek, ahirete yönelik salih amellerle geçirdikleri için Allah'ın vaadettiği cenneti umarak ölümü güzel karşılarlar. İman etmeyenler ise, ölümü bir yokoluş zannettikleri için ölümden çok korkarlar ve düşüncesi bile onlara ızdırap verir. Bu nedenle ölümü düşünmek, hatta akıllarına bile getirmek istemezler ve ölümden kaçarlar. Oysa bu boşuna bir çabadır. Çünkü, her insan bir gün ölecektir.

KEREM İLE DENİZATI

Kerem, yaz tatili için ailesiyle güneyde deniz kenarındaki bir tatil beldesine gitmişti. Minik bir dükkanın önündeki bir akvaryumda ilginç deniz canlıları sergilenmekteydi. Kerem akvaryuma yaklaştı. İçinde yavaş yavaş dolaşan bir denizatı gördü.

Kerem: Denizatlarını daha büyük sanırdım, ne kadar da küçükmüşsün!

Denizatı: Evet, bizi kitaplardan ve televizyondan tanıyanlar daha büyük canlılar olduğumuzu düşünürler. Oysa boylarımız 4 cm. ile 30 cm. arasında değişir.

Kerem: Sizin gözleriniz her yöne hareket edebiliyor değil mi? Ve bu sayede çevrenizdeki bütün olaylardan haberdar olabiliyorsunuz.

Denizatı: Haklısın, Yüce Allah bizim başımızı vücudumuza dik açı ile yaratmıştır. Başka hiçbir deniz canlısında bu özellik yoktur. Bu nedenle vücutlarımız dik olarak yüzer, başımızı sadece yukarı ve aşağı hareket ettirebiliriz. Aslında bu özellik diğer canlılarda olsa, başlarını sağa-sola çeviremedikleri için problem yaşayabilirlerdi ve her türlü tehlikeye karşı savunmasız olabilirlerdi. Fakat biz sahip olduğumuz özel vücut tasarımı sayesinde böyle bir problem yaşamayız.

Yüce Allah gözlerimizi birbirinden bağımsız, her yöne serbestçe hareket edebilecek ve dönerek her tarafı rahatlıkla seyredebilecek şekilde yaratmıştır. Bu nedenle kafamızı iki yana çeviremesek de etrafımızı görebiliriz.

Yüce Allah, yarattığı çeşit çeşit canlılardaki örneksiz tasarımlar, hayret uyandıran özellikler ile insanlara sonsuz sanatını ve sınırsız ilmini göstermektedir.

Kerem: Birşey merak ediyorum. Senin ne kanadın var ne de kuyruğun var. Suyun içinde nasıl alçalıp yükselebiliyorsun?

Denizatı: Yüzmemiz çok özel bir sistem sayesinde gerçekleşir. Bizim yüzme keselerimiz vardır ve bu kesede bulunan bir tür gazın miktarında gereken değişiklikleri yaparak suda yükselip alçalabiliriz. Eğer bu hava kesesi zarar görürse ve az miktar da olsa gaz kaybederse biz de denizin dibine batarız! Yani yüzme kesesindeki gazın miktarında herhangi bir değişiklik bizim ölümümüze neden olur. Rabbimiz bu miktarı çok hassas bir şekilde yaratmıştır.

Kerem: Bu muhteşem bir tasarım.

Denizatı: Gördüğün gibi küçük dostum, evrendeki her varlık gibi denizatlarını da bütün özellikleriyle birlikte eksiksiz olarak Allah yaratmıştır. Deniz altındaki çok sayıdaki canlı türünden bir tanesi olan biz denizatlarındaki tasarım Allah'ın sınırsız gücünün, sonsuz ilminin örneklerindendir.

Kerem denizatıyla sohbeti bitince annesinin yanına döndü. Bu minik hayvandaki muhteşem tasarım, Kerem'in Allah'ın yaratma sanatına duyduğu hayranlığı daha da artırmıştı.

SİVRİSİNEĞİN İLGİNÇ MACERASI

Kuran'da Allah'ın özel olarak dikkat çektiği bazı canlılar vardır. Sivrisinek, bu canlılardan biridir! Bir Kuran ayetinde şöyle bildirilir:

"Şüphesiz Allah, bir (dişi) sivrisineği de, ondan üstün olanı da, (herhangi bir şeyi) örnek vermekten çekinmez. Böylece iman edenler, kuşkusuz bunun Rablerinden gelen bir gerçek olduğunu bilirler; inkâr edenler ise, 'Allah, bu örnekle neyi amaçlamış?' derler. (Oysa Allah,) Bununla birçoğunu saptırır, birçoğunu da hidayete erdirir. Ancak O, fasıklardan başkasını saptırmaz." (Bakara Suresi, 26)

Genelde sivrisineklerle ilgili olarak bilinen, kanla beslendikleridir. Oysa bu pek de doğru bir bilgi değildir. Çünkü sivrisineklerin tamamı değil sadece dişileri kan emer. Ayrıca dişilerin kan emme sebepleri beslenme ihtiyaçları değildir. Hem dişiler hem de erkeklerin besinleri çiçek özleridir. Dişilerin, erkeklerden farklı olarak kan emmelerinin tek nedeni, taşıdıkları yumurtaların olgunlaşmak için kanda bulunan proteinlere ihtiyaç duymasıdır. Başka bir deyişle dişi sivrisinek sadece türünün devamını sağlamak için kan emer.

Allah'ın ayette dikkat çektiği sivrisineklerin kusursuz tasarımı, şuurlu ve bilinçli davranışları, Rabbimizin üstün ilmi ve yaratma sanatına bir örnektir.

GERİ