Çocuklar bunları hiç düşündünüz mu?

Yaz tatili deyince hemen herkesin aklına çalışmadan sadece dinlenmek gelir. Oysa bilimsel araştırmalar göstermektedir ki, çalışmamak insanı rahatlatmadığı gibi bir de düşünce tembelliği yaratmaktadır. Hele sizin gibi zekası bilgiye aç genç arkadaşlarımız için, öyle hiçbir şey yapmadan vakit geçirmek hiç de iyi bir şey değildir. Bunun yerine bol bol eğitici filmler, belgeseller izleyebilir, bilimsel kitaplar okuyabilirsiniz. Böylece bir yandan zekanızı ve bilgi dağarcığınızı genişletirken, bir yandan da vaktin nasıl geçtiğini anlamadan dinlenmiş olursunuz. Gerek film seyrederken, gerekse kitap okurken olsun, yaptığınız her işte size Allah'ın şahit olduğunu unutmayın. Allah, boş kaldığımızda mutlaka yararlı bir işle uğraşmamızı ve Kendisi'ni anmamızı ister. Allah'ın varlığını, herşeyi kontrol ettiğini düşünün ve her yaptığınız işte Allah'ı anıp, dua edin.

MELEKLER BİZE ŞAHİT OLMAKTADIR

Çocuklar yanımızda, başka insanlar olmadığı zamanlar, tümüyle yalnız başımıza kaldığımızı düşünürüz. Oysa bu bir yanılgıdır. Allah her zaman yanımızdadır, yaptığımız herşeyi görmekte ve duymaktadır. Allah'ın yarattığı melekler bir an bile bizi yalnız bırakmazlar ve yaptığımız her işi, söylediğimiz her sözü eksiksiz yazarlar. Kuran'da bu sır şöyle haber verilir:

"Onun sağında ve solunda oturan iki yazıcı kaydederlerken. O, söz olarak (herhangi bir şey) söylemeyiversin, mutlaka yanında hazır bir gözetleyici vardır." (Kaf Suresi, 17-18)

İnsanın her iki yanında görevlendirilen bu meleklerin yazdıkları, hesap günü ortaya konur. Ve insanlar, dünyada yaptıkları bu işlerden sorguya çekilirler. Şahitler yazarken hiçbir şeyi eksik tutmazlar. Küçük büyük herşey satır satır yazılır. Kötü bir düşünce de yapılan ufacık bir iyilik de unutulmaz, mutlaka bu kitapta yerini alır. Allah herkesi biraraya toplayacağı zaman melekler de kitapları ortaya getirirler. Artık herkesin ne yaptığı açıklanmıştır. Kuran'da, o gün yaşanacaklar şöyle anlatılmaktadır:

"Artık kimin kitabı sağ yanından verilirse, O, kolay bir hesap (sorgu) ile sorguya çekilecek,Ve kendi yakınlarına sevinç içinde dönmüş olacaktır. Kimin de kitabı ardından verilirse, O da, helak (yok olmay)ı çağıracak, Çılgın alevli ateşe girecek. Çünkü o, (dünyada) kendi yakınları arasında sevinçliydi. Doğrusu o, (Rabbine) bir daha dönmeyeceğini sanmıştı. Hayır; gerçekten Rabbi, kendisini çok iyi görendi."
(İnşikak Suresi, 7-15)

DOĞAN VE SOMON BALIĞI

“ Sizin için hayvanlarda da elbette ibretler (dersler) vardır...” (Nahl Suresi, 66)

Doğan'ın, karnesi iyi notlarla dolu olduğu için ailesi onu yaz kampına yollamaya söz vermişti. Doğan eşyalarını yerleştirdikten sonra, kampı gezmeye başladı. Irmağın kıyısına geldiğinde oturup biraz dinlenmeye karar verdi. Irmağı seyrederken, bir balığın suyun akış yönünün tersine doğru yüzmeye çalıştığını gördü. Doğan daha önce hiç böyle birşey görmemişti. Balık kıyıya yanaşıp, onunla konuşmaya başladı.

Somon Balığı: Merhaba senin adın nedir?

Doğan: Doğan, seninki?

Somon Balığı: Ben de Somon balığı.

Doğan: Balıkların suyun akışına ters yönde yüzebildiklerini bilmiyordum.

Somon Balığı: Bu bize ait bir özelliktir.

Doğan: Biraz açıklayabilir misin?

Somon Balığı: Biz yumurtadan çıktığımızda kendimizi bir akarsu yatağında buluruz. Gelişimimizi tamamlayınca içinde bulunduğumuz ırmağın akıntısı boyunca yüzeriz. Denize doğru yaptığımız bu yolculuk boyunca kirli sularla karşılaşır, bizi avlamak isteyen büyük balıklar gibi tehlikeleri atlatmaya çalışırız. Hepsini geçip denize ulaştığımız zaman burada birkaç yıl geçiririz. Üreme olgunluğuna erişince de geri dönüş için yeniden harekete geçeriz. Doğduğumuz yere dönmek için bazen 1500 km'lik bir mesafeyi geçmemiz gerekir. İlk seferde akıntının yardımıyla rahatça geçtiğimiz şelaleri, bu kez yukarı doğru aşmak zorundayız. Bu yolculukta bazen çok sığ sulardan geçmek zorunda kalırız.

Doğan: Peki doğduğunuz yeri tekrar nasıl bulabiliyorsunuz?

Somon Balığı: Her nehrin kendine has bir kokusu vardır ve bu ancak bizim algılayacağımız bir düzeydedir. Allah, nehirde yolumuzu bulabilmemiz için, bizi özel bir burun yapısıyla birlikte yaratmıştır.

Allah, Kuran'da canlıları en güzel şekilde yarattığını bizlere bildirmiştir:

“ O Allah ki, yaratandır, (en güzel bir biçimde) kusursuzca var edendir, 'şekil ve suret' verendir...” (Haşr Suresi, 24)

Her canlının kendine özgü bir sisteme sahip olduğunu ve bu sayede yaşamını birçok engele rağmen sürdürebildiğini görürsün.

Biz, ne bu yolculuk sırasında karşımıza çıkan engellerle nasıl başa çıkabileceğimizi ne de küçükken terk ettiğimiz yeri tekrar nasıl bulabileceğimizi bilemeyiz. Gerçek aslında açıktır. Her canlı gibi somon balıklarını da yaratan Allah'tır ve biz ancak Rabbimiz'in bize ilham ettiği davranışları yerine getiririz. Allah, bir başka ayette hayvanların bu şuurlu hareketlerinin insanlara ibret olduğunu şöyle haber vermiştir:

“ Sizin için hayvanlarda da elbette ibretler (dersler) vardır...” (Nahl Suresi, 66)

Doğan: Rabbimiz'in yaratışındaki incelikleri görmek için her canlıda güzel bir örnek bulabiliriz. Yarın geldiğimde yine konuşalım.

Somon Balığı: Güle güle küçük arkadaşım...

Koşucu deve kuşları

Sevgili çocuklar, Allah birbirinden farklı özellikte milyonlarca hayvan yaratmıştır. Bu hayvanlardan biri de deve kuşlarıdır. Devekuşu hayvanlar aleminde en hızlı koşan canlıdır. 1 saatte yaklaşık olarak 70 kilometrelik bir hıza ulaşabilir. Devekuşunun her bir ayağında yalnızca iki parmak vardır ve bu parmakların biri diğerinden çok daha büyüktür. Bu da ona daha rahat hareket etme imkanı sağlar. Devekuşlarının başka bir özellikleri de ayaklarındaki parmaklardan yalnızca büyük olanının üzerinde koşmalarıdır. Bir ayette Allah canlıları çeşit çeşit yarattığını insanlara şöyle bildirmiştir:

“ Allah, her canlıyı sudan yarattı. İşte bunlardan kimi karnı üzerinde yürümekte, kimi iki ayağı üzerinde yürümekte, kimi de dört (ayağı) üzerinde yürümektedir. Allah, dilediğini yaratır. Hiç şüphesiz Allah, her şeye güç yetirendir.” (Nur Suresi, 45)

 
GERİ