Çocuklar hiç düşündünüz Mü?

Hepiniz temizliğin dinimiz açısından önemini biliyorsunuz. Peki dişlerinizin temizliğine özen göstermeniz gerektiğini hiç düşündünüz mü?

Eğer dişlerimizi her yemek sonrası düzenli olarak fırçalamazsak, dişlerimiz üzerinde biriken bakteriler, dişlerimize yerleşerek, dişlerimizi çürütürler. Bu da hem bizim ağrı çekmemize hem de ağzımızın kokmasına sebep olur. Ayrıca bozuk diş sağlığının, ileriki yaşlarda çeşitli mide ve kalp rahatsızlıklarına da sebep olduğu bilinmektedir. Aynı zamanda fırçalanan dişler her zaman temiz ve bakımlı duracağı için bizi çok güzel gösterirler.

Bu yüzden her öğün sonrası mutlaka dişlerinizi fırçalamalı ve 6 ayda bir kontrole giderek bakımlarına özen göstermelisiniz. Bunları yaparken ibadet yaptığınızı düşünürseniz, sevap da kazanırsınız.

Ender ile Sevimli Devekuşu

Ender, ortaokul son sınıfta okuyan zeki ve çalışkan bir öğrencidir. Aynı zamanda çok sevimli bir kişiliği de olan Ender'i tanıyan abileri onu çok sevmekte ve kendisine okuması için bol bol kitap vermektedirler. Bir gün abileri Ender'i yanlarına alarak hayvanat bahçesine götürdüler. Ender burada gezinip hayvanları tanımaya çalışırken birden büyükçe bir kuş gördü hemen yanına giderek onunla konuşmaya başladı.

Ender- Merhaba ben Ender, sanırım siz bir kuşsunuz değil mi?

Devekuşu- Evet ben kuşum. Büyüklüğüm ve boynumun şekli dolayısıyla insanlar beni deveye benzeterek adımı devekuşu koymuşlar. Biz devekuşları dünyadaki en büyük kuşlarız. Boyumuz yaklaşık 2,5 metre uzunluğundadır ve ortalama 120 kilo ağırlığındayız.

Ender- Sen ve akrabaların burada bizim misafirimizsiniz, sizin kendi eviniz nerede, nerede yaşıyorsunuz siz?

Devekuşu- Biz Orta Afrika'da gruplar halinde yaşarız ve uçmayız. Ama Allah bize düşmanlarımızdan kaçmak için başka bir özellik vermiştir. Uzun bacaklarımızla çok hızlı koşarız, o kadar hızlıyızdır ki, hiçbir insan koşarak bize yetişemez. Biz devekuşları hayvanlar alemindeki en hızlı koşan iki bacaklı hayvanlarız ve 1 saatte yaklaşık olarak 70 kilometrelik bir hıza ulaşabiliriz. Ve şimdi sana çok ilginç bir şey söyleyeyim: Devekuşunun her bir ayağında sadece iki parmağı vardır, görüyor musun? Üstelik bu parmaklarımızın biri diğerinden çok daha büyüktür. Ve biz yalnızca bu büyük parmakların üzerinde koşarız.

Ender- Ne kadar da ilginç. Allah sizi çok farklı yaratmış ama ihtiyacınız olan herşeyi de size vermiş. Peki ayaklarınızı başka birşey için de kullanıyor musunuz?

Devekuşu- Evet biz aynı zamanda usta bir dövüşçüyüz. Ayaklarımızla tekme atar ve pençelerimizle düşmanlarımıza karşı rahatça kendimizi savunuruz.

Ender- Peki sizin yavrularınız nasıl dünyaya geliyorlar?

Devekuşu- En büyük kuş biz olduğumuz için, tabii ki yumurtamız da en büyük olanı. Dev yumurtalarımız için kumda geniş bir çukur kazarız ve buraya tüm yumurtaları yerleştiririz. Bir seferde 10-12 tane yumurtlarız ve çukurun büyüklüğünü de ona göre ayarlarız. Yumurtalarımızı da Allah'ın bize ilham ettiği üzere kuma gömeriz.

Ender- Allah diğer canlılar gibi, sizi de özelliklerinize en uygun şekilde yaratmış.

Devekuşu- Çok doğru söyledin... Devekuşları hakkında sana bir ilginç bilgi daha vereyim istersen. Dişi devekuşları kendi yumurtalarını kabukların üzerindeki hava delikleri sayesinde ayırt ederler.

Ender- Gerçekten de ilginç. Birçok yumurtanın içinde dişi devekuşunun bunu farketmesi ancak Allah'ın size öğretmesi sayesinde oluyor. Bu anlattıklarınızdan dolayı çok teşekkür ederim. Bunlar Allah'ın yaratılış delilleri olduğu için insanın imanını arttırıyor. Tekrar teşekkür ederim.

Dünyanın yuvarlağı

Sevgili arkadaşlar! Kuran'ın eşsiz üslubu ve içerdiği üstün hikmet, onun Allah'ın sözü olduğunun kesin bir delilidir. Bunların yanısıra, Kuran'ın Allah katından indirildiğini ispatlayan pek çok mucizevi özelliği de vardır. Bu özelliklerden biri, ancak 20. yüzyıl teknolojisiyle eriştiğimiz bazı bilimsel gerçeklerin 1400 yıl önce Kuran'da bildirilmiş olmasıdır.

İşte bu bilimsel gerçeklerden bir tanesi, Dünyanın yuvarlak olduğunu Allah'ın bize Zümer Suresi'nde bildirmiş olmasıdır.

“Gökleri ve yeri hak olarak yarattı. Geceyi gündüzün üstüne sarıp-örtüyor, gündüzü de gecenin üstüne sarıp örtüyor...” (Zümer Suresi, 5)

Allah'ın Kuran'ın evreni tanıtan ayetlerinde kullandığı ifadeler oldukça dikkat çekicidir. Üstteki ayette "sarıp örtmek" olarak tercüme edilen Arapça kelime "tekvir"dir. Bu kelimenin Türkçe karşılığı, "yuvarlak bir şeyin üzerine bir cisim sarmak"tır. (Örneğin; Arapça sözlüklerde "başa sarık sarma" gibi yuvarlak cisimleri içeren fiiller için bu kelime kullanılır).

Arkadaşlar! Unutmamak gerekir ki, o dönemdeki astronomi anlayışı Dünya'yı daha farklı algılıyordu. Dünyamız'ın düz olduğu düşünülüyordu ve tüm bilimsel hesap ve açıklamalar da buna göre yapılıyordu. Kuran ayetleri ise bize henüz bu yüzyılda öğrendiğimiz bilgileri vermektedir. Kuran Allah'ın sözü olduğu için evreni tarif ederken olabilecek en doğru kelimeler kullanılmıştır. Bu bir Kuran mucizesidir.

Hayvanlar Alemi

Hızlı hareket eden gelincikler

Sevgili Arkadaşlar! Gelincikler çok hızlı hareket eden canlılardır. Hareketleri o kadar atik ve akıcıdır ki, gelinciğin bulunduğu alanı dikkatle gözleyen bir kimse bile gelinciğin hareket ettiğini güçlükle fark edecektir. Gelincik hızla yol kenarındaki çalılara dalar ve yiyecek bir şey olması ihtimaliyle her deliğe, her yarığa kafasını sokarak yolunda ilerler. Seri hareket etme konusunda kertenkelelere benzeyen gelincikler, kertenkelelerden çok daha büyük canlılardır. Bu yüzden bu hareketleri son derece ilgi çekicidir. Allah'ın onlara verdiği bu hızlı hareket etme sayesinde hem düşmanlarından korunabilir, hem de avlarını çok daha kolay avlayabilirler. Gelincikler kendilerinden büyük, tek başına dolaşan hayvanları bile rahatlıkla avlayabilirler. Gelinciklerin bazı türleri kış ayları için postlarını değiştirirler. Kuzey Amerika'da yaşayan bir gelincik türünün ve Kuzey Avrupa'da yaygın olarak bulunan Avrupalı Gelinciğin tüylerinin rengi kışın beyaza döner. Bazı diğer Asya türleri de daha açık renk bir posta bürünürler. Bazı gelincikler kar rengine bürünerek kendilerini avlayabilecek vahşi hayvanlara karşı kamufle olurlar.

  
GERİ