Çocuklar bunları hiç düşündünüz mu?

Sevgili arkadaşlar;

Yaz tatiliniz sizin dini konuları daha iyi öğrenmeniz için çok iyi bir fırsattır. Bol bol kitap okumanıza fırsat verecek kadar uzun olan bu zaman aralığı böylece dini konularda bilmediğiniz şeyleri öğrenmek için bulunmaz bir imkandır. Okul günlerinizde okula gitmek, evde ders çalışmak derken belki de çokça kitap okumaya fırsat bulamıyordunuz. Yaz ayları boyunca bir yandan bir sonraki ders yılı için enerji ve sağlık depolarken bir yandan da sizi yaratan Allah'ı daha iyi tanımanız açısından sizin için özel olarak hazırlanmış kitapları okuyarak değerlendirmeniz çok önemlidir. Hem edindiğiniz bilgilerle Allah'a daha yakınlaşır, hem de bir üst sınıfınızda arkadaşlarınıza bunları anlatarak onlara da yardımcı olmuş olursunuz. Şimdi ailelerinize danışarak onlardan yaz ayları boyunca okuyacağınız dini kitapları almalarını sağlayın ve bir an önce okumaya başlayın.

Dinimizi Öğrenelim

Çocuklar! Hastalandığınızda bazen sizi doktorlar tedavi eder. Oysa doğadaki canlılardan çoğu kendi rahatsızlıklarını kendileri tedavi eder. Eğer Allah bu özelliği onlara vermeseydi belki de nesilleri zaman içinde yok olacaktı. Örneğin su aygırı, manda ,fil ve gergedan gibi canlılar derilerindeki parazitlerden kurtulmak için çamurda banyo yaparlar. Özellike killi çamur mikrop barındırmaz, aynı zamanda yaraları iyileştirici bir maddeye sahiptir. Bütün bu hayvanlar içinde özellikle filler bu mikrop öldürücü killi toprak parçalarını özenle yaralarına sürerler ve hortumlarıyla yaraların üzerine kabuk bağlaması için toz atarlar. Bu hayvanların hepsi kendilerini tedavi etmek için ne yapacaklarını çok iyi bilirler. Sevgili çocuklar! Tabi ki bu canlıların toprakta mikropları öldürücü bir maddenin olduğunu bilmelerine imkan yoktur, çünkü bir akıla sahip değildirler. Bu canlılar Allah'ın onlara öğrettiği şekilde davranırlar. Üstün ilim sahibi Allah gözetendir, yarattıklarını koruyandır.

"Göklerde ve yerde ne varsa Allah'ındır. Vekil olarak Allah yeter.” ( Nisa Suresi, 132)

ÖMER VE PENGUEN

Ömer, akşam uyumadan önce babasıyla bir belgesel film izlemişti. Birçok canlının zor şartlarda nasıl yaşamlarını sürdürdüklerini görmüş ve çok şaşırmıştı. Yatağına yattığında da izlediği belgeseli düşündü. Kendisini o canlılarla aynı ortamda hayal etti ve birden kendisini karlarla kaplı bir yerde buldu. Denizde kocaman buz parçaları yüzüyordu. Etrafta dolaşmaya başladı.

PENGUEN: Hoşgeldin Ömer

ÖMER: Sen kimsin?

PENGUEN: Ben bir penguenim.

Sesin sahibi sanki üzerine bir smokin giymiş gibi duran bir canlıydı. Ömer onu hemen hatırladı. Akşam izlediği belgeselde penguenlerle ilgili bir bölüm de vardı.

ÖMER: Evet sizin yaşamınızı televizyonda seyretmiştim. Burası oldukça soğuk, siz hiç üşümüyor musunuz?

PENGUEN: Burası Güney Kutbu ve burada ısının –88 dereceye kadar düştüğü dondurucu soğuklar olur. Bu ortam birçok canlı için öldürücü olabilir. Oysa biz hiçbir zorlukla karşılaşmadan yaşamımızı sürdürebiliyoruz. Bu da ancak Allah'ın bize verdiği çeşitli özellikler sayesinde mümkün.

Derimizin altındaki kalın yağ tabakası sayesinde soğuktan diğer canlılar kadar etkilenmiyoruz. Ayrıca kış geldiği zaman deniz kenarından daha güneye doğru gideriz.

ÖMER: Demek birlikte göç ediyorsunuz, başka bilmediğim ne gibi özellikleriniz var? Mesela izlediğim belgeselde yavrularınız yumurtadan çıkıncaya kadar yumurtalara çok özenle baktığınızdan söz edilmişti. Bana biraz anlatabilir misin?

PENGUEN: Tabii. Mesela birçok canlının aksine penguenlerde erkek kuluçkaya yatar. Hem de bu görevi yaklaşık –30 derecede, 65 gün hiç kıpırdamadan yerine getirirler. Bu sırada anne penguende doğacak yavru için uzaklarda yemek arar. Yavru doğduktan sonra da ilk ayı anne ve babasının ayakları arasında geçirir. Çünkü yanlışlıkla 2 dakika bile buradan çıkması donarak ölmesine sebep olur.

ÖMER: Yani oldukça dikkatli davranmanız gerekiyor.

PENGUEN: Her canlıya nasıl davranmasını Allah öğretmiştir. Biz de Allah'ın bize ilham ettiği şekilde hareket ederiz. Bir ayette Allah şöyle buyurmuştur:

“Yeryüzünde hiç bir canlı yoktur ki, rızkı Allah'a ait olmasın. Onun karar (yerleşik) yerini de ve geçici bulunduğu yeri de bilir. (Bunların) Tümü apaçık bir kitapta (yazılı)dır.” (Hud Suresi, 6)

ÖMER: Rabbimiz her canlının ne zaman nerede yerleşeceğini, yiyeceğini nasıl bulucağını öğretmiş. Siz penguenlerin hayatı da buna çok güzel bir örnek.

PENGUEN: Başka canlılarda da farklı örnekler bulabilirsin. Ailem beni bekliyordur, artık gitmem gerekiyor.

Ömer birden bir zil sesi duydu. Sabah olmuştu ve saati çalıyordu. Küçük seyahatinin güzel bir rüya olduğunu anladı.

ALLAH DUA EDENLERİ SEVER

Çocuklar, dua etmenin ne kadar önemli olduğunu biliyor muydunuz? Allah, Kuran'da Kendisi'ne dua edenin dualarına cevap vereceğini bildirmiştir: “Kullarım Beni sana soracak olursa, muhakkak ki Ben (onlara) pek yakınım. Bana dua ettiği zaman dua edenin duasına cevap veririm...” (Bakara Suresi, 186) Dua sadece sözlü yapılmaz. Davranışlardan oluşan bir de fiili dua vardır. Mesela hasta olduğumuzda bize şifa vermesi için Allah'tan yardım dileriz. Çünkü hastalığı veren de Allah'tır. Ama bunun yanı sıra doktora gider tedavimiz için ne gerekliyse onu da yaparız. Doktora gitmemiz, ilaç almamız, hep Allah'ın yarattığı bedenimize iyi bakmak içindir, işte bu da fiili duayı oluşturur.

Sadece sıkıntı içinde olduğumuzda değil her zaman dua etmeliyiz. Üstelik sadece kendimiz için değil ailemiz, sevdiklerimiz, diğer müslümanlar için de dua etmeliyiz. Allah'ın bizi sevmesini, hatalarımızı bağışlamasını, bizi güzel nimetler vermesini O'ndan dileyebiliriz. Unutmayın ki Allah sizi her an, her yerde görüyor, konuştuklarınızı duyuyor hatta içinizden geçirdiklerinizi bile biliyor. Her saniye Rabbimiz'e yakınlaşmak için yol aramalıyız. Boşa zaman geçirmemeli ve Allah'ın hoşnut olacağı bir işte bulunabilmek için O'na dua etmeliyiz. Bir ayette Allah her fırsatta dua edilmesi gerektiğini şöyle haber vermiştir:

“ Şu halde boş kaldığın zaman, durmaksızın (dua ve ibadetle) yorulmaya-devam et.Ve yalnızca Rabbine rağbet et.” ( İnşirah Suresi, 7-8)

Siz de Allah'ın sizi daha çok sevmesi ve cennetine kabul etmesi için daima O'na dua edin.

 
GERİ