|
ÇOCUKLAR
TEMİZLİĞE DİKKAT ETMEMİZ GEREKTİĞİNİ HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ?
Kuran ahlakına göre
yaşayan bir insan için sabah uyandığında vücudunda meydana gelen
değişiklikler birçok hikmet içerir. Allah, insanların bedenlerini
ve çevrelerini çok çabuk kirlenebilecek şekilde yaratmıştır ve "Pislikten
kaçınıp-uzaklaş." (Müddessir Suresi, 5) ayetiyle temizlenmelerini
emretmiştir.
Bizler bu ayetin gereği
olarak, kendi bedenimizin ve içinde yaşadığımız ortamın temizliğine
büyük önem göstermeliyiz. Bedenimizi Allah rızasını kazanmak için
en verimli şekilde kullanabilmemiz ona çok iyi bakmamızla mümkün
olur. İçinde yaşadığımız evler de yine Allah rızasını kazanmak için
çalıştığımız, dinlendiğimiz, içinde ibadetlerimizi gerçekleştirdiğimiz
yerlerdir. İşte bu yüzden bu yerlerin de temizliğine dikkat etmek
bizler için birer ibadettir. Bu konulara yeteri kadar önem göstermezsek
kısa sure içinde sağlığımız bozulur.
Arkadaşlar, bedenimizi
ve çevremizi temiz tutmakta hiç gevşeklik göstermeyelim.
ALÇAK GÖNÜLLÜ OLMAK
Alçak gönüllü olmak
Allah'ın bize emrettiği bir davranıştır. Müminlerin alçak gönüllü
olduklarına Kuran'da övgüyle dikkat çekilmiştir: "O Rahman
(olan Allah)ın kulları, yeryüzü üzerinde alçak gönüllü olarak yürürler
..." (Furkan Suresi, 63)
Müminler sahip oldukları
hiçbir şey nedeniyle büyüklenmez, daima alçak gönüllü davranırlar.
Ancak bazı insanlar boş bir gurur ve kibir içindedirler. Ellerinden
geldiğince kendilerini övmeye, yüceltmeye çalışırlar. Sahip oldukları
birtakım olumlu özelliklerin (zeka, şöhret, zenginlik, güzellik
gibi) gerçek sahibi olduklarını zannederler. Oysa "De ki:
Ey mülkün sahibi Allah'ım dilediğine mülkü verirsin ve dilediğinden
mülkü çekip-alırsın..." (Al-i İmran Suresi, 3) ayetinde
de dikkat çekildiği üzere herşeyin sahibi Allah'tır. Allah istediğine
mülkünden verir ve istediğinde de bu mülkü geri alır. İnsanın sahip
olduklarını Allah'ın dilemesi dışında elinde tutması mümkün değildir.
Bu nedenle sahip olduğunuz
hiçbir şey nedeniyle kendinizi diğer insanlardan üstün görmemeli,
herşeyin sahibinin Allah olduğunu düşünerek, sizinle aynı imkanlara
sahip olmayan arkadaşlarınıza karşı alçak gönüllü olmalısınız. Allah,
"… Sen alçak gönüllü olanlara müjde ver." ( Hac Suresi,
34) ayetinde haber verdiği üzere bu davranışınızın karşılığını
sizlere mutlaka verecektir.
"Ve hayvanları
da yarattı; sizin için onlarda ısınma ve yararlar vardır ve
onlardan yemektesiniz. Akşamları getirir, sabahları götürürken
onlarda sizin için bir güzellik vardır. Kendisine ulaşmadan
canlarınızın yarısının telef olacağı şehirlere onlar, ağırlıklarınızı
taşımaktadırlar. Şüphesiz sizin Rabbiniz şefkatli ve merhametlidir.
Onlara binmeniz ve süs için atları, katırları ve merkebleri
(yarattı). Ve daha sizlerin bilmediğiniz neleri yaratmaktadır."
(Nahl Suresi, 5-8)" |
AHMET İLE
AT
Ahmet' in ablası ata binmeyi öğrenmek
istiyordu. Hafta sonu ailece binicilik kulübüne gittiler. Ablası,
annesi ve babası binicilik hocasıyla konuşurken, Ahmet ileride ot
yemekte olan bir atın yanına yaklaştı.
Ahmet: Merhaba! Yediğin otlar
çok kumlu ve tozlu gözüküyor. Dişlerin acımıyor mu?
At: Hayır küçük dostum. Biz
dişlerimizin aşınma payları vardır. Yüze Allah dişlerimizi çok uzun
yaratmıştır. Bu dişler çene kemiğimizin çok derinlerine kadar gömülen
uzun şeritler halindedir. Yani dişlerin kök kısmı sizinkilere göre
çok daha derinlerdedir. Dişimiz aşındıkça kemiğin içindeki bölüm
dışarı çıkar. Her bir diş, yemek yeme kabiliyetini yitirmeden 2.5-5cm
aşınabilir.
Ahmet: Demek Rabbimizin siz
atlara böyle bir özellik vermesiyle, kısa sürede dişlerinizi kaybedip
açlıktan ölmekten kurtulmuşsunuz.
At: Çok haklısın. Gördüğün
gibi Allah her canlıyı karşılaşacağı yaşam şartları için uygun yaratmıştır.
Bu O'nun üstün yaratışının bir delilidir. Yeryüzündeki her canlı
O'na muhtaçtır. Bu gerçeği Allah Kuran'da şöyle belirtir: "Ey
insanlar, siz Allah'a (karşı fakir olan) muhtaçlarsınız; Allah ise,
Ganiy (hiç bir şeye ihtiyacı olmayan)dır, Hamid (övülmeye layık)tır."
(Fatır Suresi, 15)
Ahmet: Şimdi senin üstüne binsem,
beni hiç yorulmadan kilometrelerce uzağa taşıyabilirsin değil mi?
At: Evet. Zaten tarih boyunca
insanlara bu konuda en çok yardımcı olan hayvanlar bizleriz. Bugün
sokaklarda binlerce araba ve bu arabalar için yapılmış yollar var.
Oysa, bu arabalar ancak son yüzyılda insanlara hizmet etmeye başlamışlardır.
Büyük büyük babanın doğduğu yıllarda hiç kimse araba diye bir şeyin
varlığını bilmiyordu. O tarihte ulaşım ve taşıma işleri hayvanlar,
özellikle de biz atlar sayesinde yapılıyordu.
Ahmet: Bu bacaklarla bu kadar
uzun yol gidebilmene şaşırmadım. Peki hızlı koşabilir misin?
At: Tabii. Allah bacaklarımı
yalnız ağır yükleri taşıyabilmek değil, aynı zamanda hızlı koşabilmem
için de için özel yaratmıştır. Biz de diğer hayvanlarda olduğu gibi
köprücük kemiği yoktur. Bu bizim daha büyük adım atabilmemizi sağlar.
Ahmet: Allah sizi ağır yükleri
kolaylıkla taşımanız ve hızlı koşabilmeye uygun olarak yaratmış.
At: Evet Ahmet Allah, bizi
bu özelliklerimizle insanlara hizmet etmemiz için yaratmıştır.
Ahmet: Bu öğrendiklerimi ablama
anlatınca binicilik eğitimi almak daha çok ilgisini çekecek eminim!
At: Hoşçakal küçük dostum.
BÜYÜK VE KÜÇÜK BALIĞIN YARDIMLAŞMASI
Arkadaşlar, balıkların
temizlenmek için kendilerinden küçük balıklara ihtiyaç duyduklarını
biliyor muydunuz? Yanlış duymadınız! Balıkların üzerinde ve ağızlarında
zamanla parazitler oluşur. Temizleyici küçük balıklar, rahat ve
korkusuz biçimde kendilerinden büyük olan balıkların ağızlarına
girer ve ağızlarının içini dişlerinin arasına girerek bu parezitlerden
temizlerler. Ayrıca solungaçlarını da temizlerler. Bu sayede küçük
balıklar kendi karınlarını doyurmuş olurlar. Bu işlem sırasında
büyük balıklar, temizlenmelerine yardımcı olan küçük balıklara hiçbir
zarar vermezler.
Peki bu küçük balıklar
ağızlarına girdikleri büyük balıkların kendilerini bir anda yemeyeceğinden
nasıl emin olurlar? Adeta karşılıklı bir anlaşmaları varmış gibi
onlara nasıl güvenirler?
Rabbimiz her iki balığa
da birbirlerinden karşılıklı faydalanmayı ilham ettiği için ne büyük
balık temizlikçi balığa zarar verir, ne de temizlikçi balık büyük
balıktan çekinip korkar. Büyük balık temizlenir, küçük balık ise
temizlediği parazitlerle karnını doyurur. Allah'ın kendilerine ilhamı
sonucu her ikisi de büyük bir uyum ve yardımlaşma içinde yaşamlarını
sürdürürler.
|