ÇİÇEK İŞARETLEME YÖNTEMİ

Arkadaşlar! Bal arıları bir çiçeğe kondukları zaman o çiçekteki bal yapmakta kullandıkları bal özünün bitip bitmediğini hemen anlarlar. Böylece orada zaman kaybetmezler ve hemen başka çiçeğe uçarlar. Peki arı çiçek üzerinde inceleme yapmadan bal özünün bittiğini nereden anlar?

Çiçekten daha öhce faydalanan ve bal özünü bitiren "arkadaşları" o çiçeği, özel kokulu bir damla bırakarak işaretlerler. Onlardan sonra gelen herhangi bir arı çiçeğe konar konmaz önceden bırakılan kokuyu alır ve çiçeğin işe yaramaz olduğunu anlayarak hemen başka bir çiçeğe doğru uçar. Böylece birden fazla arı aynı çiçekte zaman harcamaz. Allah bal arıları hakkında bir ayette şöyle bildirir:

"Rabbin bal arısına vahyetti: Dağlarda, ağaçlarda ve onların kurdukları çardaklarda kendine evler edin. Sonra meyvelerin tümünden ye, böylece Rabbinin sana kolaylaştırdığı yollarda yürü-uçuver. Onların karınlarından türlü renklerde şerbetler çıkar, onda insanlar için bir şifa vardır. Şüphesiz düşünen bir topluluk için gerçekten bunda bir ayet vardır." (Nahl Suresi, 68-69)

ALLAH'IN SONSUZ BÜYÜKLÜĞÜ

Allah evreni çok büyük ve mükemmel bir şekilde yaratmıştır. Allah bu şekilde insanlara ne kadar güçlü olduğunu gösterir. Allah, herşeyi yarattığını Kuran'da şöyle bildirir: "Allah, yedi göğü ve yerden de onların benzerini yarattı. Emir, bunların arasında durmadan iner; sizin gerçekten Allah'ın her şeye güç yetirdiğini ve gerçekten Allah'ın ilmiyle her şeyi kuşattığını bilmeniz, öğrenmeniz için." (Talak Suresi, 12) Allah o kadar çok şey yaratmıştır ki insan düşünmeye nereden başlayacağını şaşırır. Çünkü Allah'ın aklı, bilgisi ve gücü sonsuzdur.

Allah öyle büyük bir bilgiye sahiptir ki insana göre "sonsuz" olan, Allah'a göre yani O'nun katında bitmiş durumdadır. Zamanın ilk yaratıldığı andan sonsuzluk anına kadar geçecek olan her olay, her düşünce, vakitleri ve şekilleri ile Allah'ın bilgisiyle belirlenmiştir ve bitmiştir. (Bkz. Zamansızlık ve Kader Gerçeği, Harun Yahya) Allah,bu gerçeği Kuran'da şöyle bildirir:

"Hiç şüphesiz, Biz herşeyi kader ile yarattık. Bizim emrimiz, bir göz kırpma gibi yalnızca 'bir keredir.' Andolsun Biz sizin benzerlerinizi yıkıma uğrattık. Fakat öğüt alıp-düşünen var mı? Onların işlemiş oldukları herşey kitaplarda (yazılı)dır. Küçük, büyük herşey satır satır (yazılı)dır." (Kamer Suresi, 49-53)

"Allah... O'ndan başka ilah yoktur. Diridir, kaimdir. O'nu uyuklama ve uyku tutmaz. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. İzni olmaksızın O'nun katında şefaatte bulunacak kimdir? O, önlerindekini ve arkalarındakini bilir. (Onlar ise) Dilediği kadarının dışında, O'nun ilminden hiçbir şeyi kavrayıp-kuşatamazlar. O'nun kürsüsü, bütün gökleri ve yeri kaplayıp-kuşatmıştır. Onların korunması O'na güç gelmez. O, pek yücedir, pek büyüktür."
(Bakara Suresi, 255)

CÜNEYT İLE MÜREKKEPBALIĞI

Cüneyt yaz tatilini bol bol yüzerek değerlendiriyordu. Babası yüzerken suyun altını görebilmesi için ona bir deniz gözlüğü hediye etmişti. Cüneyt denizaltında gördüğü muhteşem güzellik karşısında adeta büyülenmişti. Yine gözlüklerle denizaltını seyretmeye dalmışken balığa benzemeyen bir canlı gördü.

Cüneyt: Hey! Sen kimsin?

Mürekkepbalığı: Şaşırmakta haklısın Cüneyt. Her ne kadar "balık" adını taşısak da biz mürekkep balıkları diğer balıklardan çok farklıyız. Mesela bizim vücudumuzda hiç kemik yoktur.

Cüneyt: Vücudunuzda kemik yoksa nasıl hareket ediyorsunuz?

Mürekkepbalığı: Aslını istersen bizim çok şaşırtıcı bir hareket yeteneğimiz var! Bizim vücudumuz çok yumuşaktır ve derimiz de çok kalındır. Derimizin altında da bazı kaslar vardır. Bu kasları kullanarak vücudumuza su çekeriz ve daha sonra bu suyu kuvvetlice geri püskürtürüz. Bu da bizim yüzmemizi sağlar.

Cüneyt: Bunu nasıl yaptığını anlatır mısın?

Mürekkepbalığı: Başımızın iki yanında cebe benzeyen birer açıklık bulunur. Bu açıklıktan aldığımız suyu vücudumuzun içinde bulunan bir boşluğa çekeriz. Daha sonra içerideki bu suyu, başımızın hemen altında bulunan ince bir borudan çok hızlı bir biçimde püskürtürüz. Bu sayede meydana gelen güç ile ters yöne doğru hızla hareket ederiz. Ayrıca bizi avlamak isteyen düşmanlarımızdan da ani bir hızla kaçarız.

Cüneyt: Peki diyelim bu kaçış hızı yeterli olmadı, o zaman ne yaparsınız?

Mürekkepbalığı: Eğer kaçış hızı yeterli gelmezse vücudumuzda ürettiğimiz koyu renkli boyayı bir bulut şeklinde düşmanlarımıza doğru püskürtürüz. Bu bulut düşmanda büyük bir şaşkınlığa yol açar. Bu birkaç saniyelik şaşkınlık da bizim için yeterlidir. Çıkardığımız renkli bulut sayesinde arkasında görünmez olur ve hızla bölgeden uzaklaşırız.

Cüneyt: Allah sizi de karşılaşacağınız her zorluğa karşı özel olarak donanımlı yaratmış. Düşünüyorum da bu özelliklerimizi ne biz insanlar ne siz canlılar kendi kendimize asla bulamazdık.

Mürekkepbalığı: Haklısın Cüneyt. İşte bu Yüce Allah'ın üstün yaratma bilgisinden kaynaklanır. Gördüğün bütün canlıları bu bilgiyle ve mükemmel özelliklerle Allah yaratmıştır. Hiçbir canlı bu özelliklerine kendi kendine sahip olamaz. Allah'ın gücü ve bilgisi her yeri kaplamıştır. O'ndan başka güç yoktur.

Cüneyt: Seni tanıdığıma çok sevindim mürekkep balığı. Verdiğin bilgiler için teşekkür ederim.

GERİ