|
KAMİL
İMAN NE DEMEKTİR?
"Kamil" sıfatı; yetkin,
eksiksiz, mükemmel anlamlarını taşır. "Allah'a iman etmek" ise;
O'nun herşeyin tek yaratıcısı, tek sahibi ve tek hakimi olduğunu
kavramaktır. Kamil iman sahipleri hayatlarının her anında Kuran'a
eksiksizce uyarlar. Kayıtsız şartsız iman ederler. Allah'a olan
inançlarında ve bağlılıklarında kararlılık gösterirler. Her durumda
vicdanlarının sesini dinlerler. Karşılarına çıkan seçenekler arasından,
Allah'ın en çok beğeneceğini umdukları tavrı seçer ve uygularken
önlerine çıkan zorluklar karşısında yılmazlar. Nefislerinin istek
ve tutkularına yenik düşmez en doğru olandan ve en güzelden vazgeçmezler.
Akılları, kalpleri ve vicdanlarıyla Allah'ın ve ahiretin varlığına
kesin bir bilgiyle iman ederler. Allah bu gerçeği Kuran'da şöyle
bildirmiştir: "Ve onlar, sana indirilene, senden önce indirilenlere
iman ederler ve ahirete de kesin bir bilgiyle inanırlar." (Bakara
Suresi, 4) İşte kamil iman; vicdanın gösterdiği doğru tavır
ve davranışı nefsine hiçbir taviz vermeden, hiçbir pişmanlık duymadan
uygulayan kişinin imanıdır.
SELAM VERİLDİĞİNDE AYNISIYLA VEYA DAHA
FAZLASIYLA KARŞILIK VERMEK
Size bir arkadaşınız
selam verdiğinde ona karşılık vermeniz aslında ne kadar önemli biliyor
musunuz? Bazı insanlar arasında verilen bir selamı almamak, duymazdan
gelmek gibi tavırlar karşı tarafa bir üstünlük gösterisi olarak
yapılır. Bu kimseler daha küçük gördüğü kimseleri ezmek, haddini
bildirmek gibi çirkin niyetlerle bu tarz davranışlara sık sık başvururlar.
Oysa konumu ne olursa olsun, kendisine verilen bir selamı almak
her mümin için Kuran'da bildirilen bir emirdir. Selam vermek müminlerin
birbirlerine en güzel dilek ve temennilerini sunma şekillerinden
biridir. Kuran'da Allah cennete girerken müminlerin selamla karşılandığını
haber verir, müminler cennette de birbirleriyle selamlaşırlar. Selam
verilen bir kişinin o selama daha güzeliyle veya en azından aynısıyla
karşılık vermesi Kuran'da bir ayette şu şekilde belirtilir: "Bir
selamla selamlandığınızda, siz ondan daha güzeliyle selam verin
ya da aynıyla karşılık verin. Şüphesiz, Allah herşeyin hesabını
tam olarak yapandır." (Nisa Suresi, 86) İşte bu yüzden verilen
selama aynısı ya da daha güzeliyle karşılık vermenin Allah'ın bir
emri olduğunu unutmamız, bize selam veren herkese aynı şekilde güzel
bir selam vererek ayetin hükmünü yerine getirmemiz gerekir.
LEVENT İLE KANGURU
Levent, okuduğu
bir hikaye kitabında kanguruların ceplerinde büyüttükleri yavrularından
bahsedildiğini görünce şaşkınlık içinde kendi kendine sordu: "Hiç
hayvanda cep olur mu?" Kitaptaki kanguru cevap verdi: "Şaşırmakta
haklısın sevgili Levent. Fakat, gerçekten de biz kanguruların karnında,
"kese" adı verilen ve yavrumuzun beslenmesinin, korunmasının
ve gelişmesinin sağlandığı bir bölüm bulunur."
Levent resimde annesinin karnındaki cepten kafasını çıkarmış yavrunun
sevimliliğine karşı derin bir şefkat hissetti.
Levent: Peki
bu sevimli yavru o cebe nasıl geldi acaba?
Kanguru: Yavru
kanguru daha henüz 1 cm iken, erken doğum gerçekleşir. Bu cebe,
daha hiçbir organı gelişimini tamamlamamış minik yavru, 3 dakikalık
bir yolculuk sonucunda ulaşır.
Levent: Bu
çok ilginç...Peki yavru bu kesede nasıl beslenir?
Kanguru: Kesemizin
içinde dört farklı meme bulunur. Bu memelerden birisinde, kıvamı
ve ısısıyla bu küçük yavru için özel hazırlanmış bir süt vardır.
Diğer üç memede ise yeni doğmuş bir bebek için değil, yaşı daha
ileri bir yavru için hazırlanan süt bulunmaktadır. Bu yavru da birkaç
hafta sonra ilk emdiği memeyi bırakacak ve yaşına göre olan memeyi
emmeye başlayacaktır. Biraz daha büyüyünce ise bir ötekisine geçiş
yapacaktır.
Levent: İnanılmaz!
1 cm boyundaki kanguru yavrusu, bu dört memeden hangisini seçeceğini
nereden bilebilir? Ya siz anne kangurular dört memenin her birine
bu kadar farklı özellikteki sütleri nasıl yerleştirmiş olabilirsiniz?
Kanguru: Dahası,
yeni doğan yavrunun emdiği süt diğer memelerden gelen sütlere göre
daha sıcaktır. İçerdiği besinler de daha farklıdır. Sence biz anne
kangurular bu meme içindeki sütü nasıl ısıtabiliriz? Sakın unutma
sevgili Levent, bunların hiçbirini yapan aslında anne kanguru değildir.
Bizim kesemizin içindeki sütlerin farklı olduğundan haberimiz bile
yoktur. Memelerimizdeki sütün sıcaklığını hesaplayabilmemiz mümkün
değildir.
Her süte farklı özellik
vermeyi , hangi sütün içinde hangi besinin olduğunu da bile- meyiz.
Biz sadece Allah'ın bizlere emrettiği şekilde yaşarız. Yavrumuzun
ihtiyaçlarını da bizi yaratan Allah düşünmüştür. Sonsuz şefkat ve
merhamet sahibi olan Rabbimiz, en uygun yapıdaki sütleri, yavrular
için en uygun yere, yani biz annelerinin karnına yerleştirmiştir.
Akıl sahibi insanlara düşen görev ise, gökten yere her yerde tecelli
eden Allah'ın sınırsız gücünü görmek ve yalnızca Allah'a kulluk
edip, O'na yönelmektir. Allah'ın ayette buyurduğu gibi: "Ve
Allah ile beraber başka bir ilaha tapma. O'ndan başka ilah yoktur.
O'nun yüzünden (zatından) başka herşey helak olucudur. Hüküm O'nundur
ve siz O'na döndürüleceksiniz." (Kasas Suresi, 88)
Levent kitabı kapatıp
uykuya dalmadan önce yeryüzündeki tüm canlıları bu kadar hasas dengelerle
kusursuzca yaratan yüce Allah'a bir kez daha şükretti.
KUŞLAR
Ağaçların üstünde
ya da çatı aralarında, kimi zaman da balkonunuzun bir köşesinde
kurulan kuş yuvalarını mutlaka görmüşsünüzdür. Hiç düşündünüz mü
bu mühendislik harikası yuvaları kuşlar nasıl yapabilmektedir?
Kuşların kullandıkları
malzeme, yuvaya verdikleri şekil, hepsi özel olarak tasarlanmıştır.
Kuşlar yavrularının ihtiyaçlarına göre yuvalarını farklı doğal ortamlarda
farklı yerlerde, farklı malzemelerden inşa ederler. Peki sizce aklı
ve şuuru olmayan kuşlar böyle ince detayları nasıl hesap etmektedirler?
Kuşların bu davranışları yıllarca bu konuda eğitim almış mühendislerin
davranışlarına benzer. Ancak kuşlar hiçbir araca gerece ve eğitime
ihtiyaç duymazlar. Allah'ın onlara verdiği ilhamla hareket ederek,
tüm bunları kolaylıkla yaparlar. Bu kuşlar ve kuşların yaptığı işler
Allah'ın kusursuz yaratmasının bir delilidir. Onlara yaptıkları
herşeyi ve her davranışı ilham eden, şüphesiz herşeyin bilgisine
sahip olan Allah'tır. Allah'ın Kuran'da buyurduğu gibi, kuşlar da
bunu bilip hamd ile Yüce Rabbimizi tesbih etmektedirler: "Görmedin
mi ki, göklerde ve yerde olanlar ve dizi dizi uçan kuşlar, gerçekten
Allah'ı tesbih etmektedir. Her biri, kendi duasını ve tesbihini
şüphesiz bilmiştir. Allah, onların işlediklerini bilendir." (Nur
Suresi,41)
|